Joan, bir Orta Doğu ülkesinin şeyhinin davetini kabul eder ama orada alıkonulur. Bunun üzerine Jack ve yardımcısı Ralph, onu kurtarmak için yollara düşerler..
Macera türünün klasikleri arasında gösterilen The Man Who Would Be King, usta sinemacı John Huston’ın yönettiği sürükleyici bir yapım. Rudyard Kipling’in bir öyküsünden esinlenilerek çekilen film, 1880’lerde Hindistan’da geçiyor.
Bir kargo uçağı Sahara çölünde düşer. Sağ kurtulanlar ellerindeki çok az mühimmatla hayatta kalmaya çalışırlar. Hem doğa şartları hem de bedevilerin saldırılarına karşı direnmek zorundadırlar. Yiyecek ve suları tükenmek üzereyken çılgınca bir fikre kapılırlar: uçağın enkazından yeni bir uçak yapmak! James Stewart ve Richard Attenborough gibi isimleri bünyesinde barındıran, güçlü bir film.
Amerika'nın en uyduruk havayollarından birinde hava hostesi olan Jackie Brown'ın emekliliği giderek yaklaşmaktadır. Hostesimiz ayın sonunu getirebilmek için silah kaçakçısı Ordell için çalışmaktadır. Polis durumdan haberdardır. Ordell de polisin haberdar olduğundan ve dolayısıyla Jackie'nin hayatının bıçak sırtında olduğundan.Olaylar ortaya çıktığuında Jackie ve Ordell cephelerine yeni yardımcılar katılır ve herkes yarım milyon doların peşine düşer.Yönetmen Tarantino, hayranı olduğu, 70'li yılların kült zenci dizisi "Foxy Brown"ın kadın oyuncusu Palm Grier'e Jackie Brown rolünü vererek tam onikiden vuruyor.
Loretta, Alan ile birlikte yeni kitabının tanıtım turnesinde iken, onu son kitabında yer alan antik kayıp şehrin hazinesine götürebileceğini uman eksantrik bir milyarder (Daniel Radcliffe) tarafından kaçırılır. Sadece kitaplarının sayfalarında değil, gerçek hayatta da bir kahraman olabileceğini kanıtlamak isteyen Alan, onu kurtarmak için yola koyulur. Destansı bir orman macerasına atılan bu beklenmedik çiftin, Kayıp Şehir’de hayatta kalmak ve sonsuza dek kaybolmadan önce antik hazineyi bulmak için artık birlikte çalışması gerekmektedir.
Genç bir kadın olan Bella trajik bir şekilde ölür. Ancak sıra dışı bir bilim insanı olan Dr. Godwin Baxter beynini, bir bebeğin beyni ile değiştirerek onu hayata döndürür. Bexter’ın koruması altında olan Bella, etrafındaki dünyayı keşfetmek için kendini keşfetme yolculuğuna çıkar. Bu sırada onun yolu, becerikli ve ahlaksız bir avukat olan Duncan Wedderburn ile kesişir ve ikisi kıtalar arası çılgın bir maceraya atılır.