Arjun Dixit, üniversitede filoloji profesörüdür. Hayatı monoton ve monotondur. Her yeni gün bir öncekinden pek farklı değildir. Ancak bir gün üniversitede çalışmaya yeni bir mezun öğrenci geldi. Profesör bir kıza aşık olur, ancak romantizmleri iyi bir şeye yol açmadı.
Anthony Lowe (Van Damme) çalıştığı birimde çok da sevilmeyen bir polistir. Düzenlediği basın operasyonu başarısızlıkla sonuçlanır. Hem tüm New Orleans'ı haraca kesen Callaghan (Stephen Rea) ellerinden kaçmıştır hem de iki polis memuru hunharca öldürülmüştür. Lowe, öç almaya and içer. Callaghan ile geçmişten kalan bir hesapları da vardır. Lowe, bir yandan mafyayla boğuşurken diğer yandan da sorunlu evliliğini kurtarmaya çalışmaktadır. Eşi Valerie (Selina Giles) hamiledir. Ama çocuk başkasındandır. Mafyanın acıması yoktur. New Orleans sokakları daha önce hiç tanık olmadığı bir kan gölüne dönüşecektir
Billy Wong, ortağını bir soygunda kaybeden bir New York polisidir. Zengin bir adamın kızı Laura Shapiro kaçırıldığında, Billy ve yeni meslektaşı Danny Garoni bir defilede güvenlik görevlisi olarak çalışmaktadır. Laura'nın babasının Hong Kong'lu bir uyuşturucu baronu olan Bay Ko ile bağlantılı olduğundan şüpheleniliyor, bu yüzden NYC polis komiseri soruşturma için Hong Kong'a iki memur gönderir. Hong Kong'a vardıklarında, ikisi Bay Ko ve yetkililer için bir takım sorunlar yaratır.
Carlton Leach rises from one of the most feared generals of the football terraces to becoming a member of a notorious gang of criminals who rampaged their way through London and Essex in the late '80s and early '90s.
Mother Holly McCord is driven to extremes to save the life of her young son. Even if it means hauling black market drugs in her souped-up truck, with the Feds in hot pursuit. With two bounties on her head and her son’s life on the line, Holly climbs behind the wheel of “Night Train,” ready to outrun, out gun, and outlast them all.
Sıradan bir hayatı olan Clarence çizgi roman dükkanında çalışmaktadır. Bir gün Alabama isimli fahişeyle tanışır ve ona aşık olur. Fakat onu eski hayatından kurtarmak hiç de kolay bir iş değildir ve bir de Alabama'nın patronundan uyuşturucu çalacaktır. Tony Scott'un kendi çektiği filmler arasında en sevdiği film olan True Romance' ın senaristliğini de Quentin Tarantino yapmıştır.