Bu kara komedide, varlıklı ve kültürlü bir ailede büyüyen bir gencin hayatı, babasının suç faaliyetlerinden sızan karanlıkla büyük bir zıtlık içindedir.
İki gencin yaşadıkları üzerinden, fütürist, mimar ve mucit R. Bucminster Fuller'in inanılmaz hayat hikayesine tanıklık ediyoruz.Peter Livolsi'nin kamera arkasında yer aldığı yapımın başrollerinde, Asa Butterfield, Alex Wolff ve Nick Offerman'ı izliyoruz.
New Yorklu nevrotik bir iş kadını olan Ruth, ailesinin geçmişini anlamak için Holokost'tan sağ kurtulan büyüleyici inatçı babası Edek ile birlikte Polonya'ya bir yolculuğa çıkar. Edek'in geçmişiyle yüzleşme konusundaki tereddütü ve çoğu zaman tuhaf tavırları, kızıyla arasında birden fazla anlaşmazlığa neden olur. Post-sosyalist Polonya'yı keşfeden iki New Yorklunun bu duygusal, komik kültür çatışması, aileyle ve geçmişle yeniden bağlantı kurmanın ne kadar beklenmedik bir hazine olabileceğini gözler önüne seriyor.
Öğrencisi olduğu yatılı okuldan uzaklaştırılan Sam, bakımını üstlenmek üzere alkol problemi olan alıngan büyükannesinin yanına gönderilir. Büyükannesinin hayatı yeniden kucaklamasını sağlamaya çalışan 17 yaşındaki gencin hayatı, onunla zaman geçirdikçe bambaşka bir hâl alır.