Two friends try to hide and end up in an insane asylum, where they are mistaken for patients, and when they try to escape one of them falls in love and complicates the situation.
"Yükseklik Korkusu" gerilim filmlerinin, özellikle de Alfred Hitchcock'un 1958'de çektiği Ölüm Korkusu (Vertigo)'nun bir parodisidir. Sapık, Notorious ve Kuşlar başta olmak üzere Hitchcock'un diğer filmlerine de göndermeler yapılır. Bir bakıma "Yükseklik Korkusu" Mel Brooks'un Alfred Hitchcock'a bir saygı gösterisidir. Filmin sloganlarından biri şöyledir:"Komedinin üstâdı bu kez gerilimin üstâdını ele alıyor"
Bob Wiley, hat safhada takıntılı ve bu takıntıları yüzünden hayatını tam bir cehennem azabına çevirmiş olan bir adamdır. Artık daha fazla bu şekilde yaşayamayacağına, bu soruna bir çözüm bulması gerektiğine karar verir. Yapması gereken tek şey bir psikolog bulmaktır.Fakat bulduğu psikologlar da kendisinin bu takıntılı ve obsesif haline dayanamamakta ve doktoru olmayı bırakmaktadırlar. En son psikoloğu da Bob’a tahammül edemez ve onu bir başka doktora, Dr. Leo Marvin’e gönderir.Başına geleceklerden habersiz, Bob’u kabul eden Marvin, ona kendisinin ailesi ile birlikte tatilde olacağı süre boyunca okuması için kendi yazdığı bir psikoloji kitabını verir. Fakat kitapla birlikte Bob’un bütün tatil boyunca peşinden ayrılmayağından habersizdir. Tam bir kovalamaca şeklinde geçecek olan bu tatil, Marvin için kabusa dönüşecektir.
Hapishane kaçkını Joe (Willis) ve hastalık hastası arkadaşı Terry (Thornton), banka memurunu geceden rehin alıp ertesi sabah ona işine kadar eşlik etmek suretiyle ilginç bir soygun tekniği geliştirmiştir. Medya onların üzerine odaklanır ve marifetlerini de bir parça abartır, ancak iki ahbapçavuşun tek derdi yeterli miktarda parayı toparlayıp Meksika’ya kaçmak, burada özgür ve yasalara saygılı bir hayat sürmektir. Fakat Kate Wheeler adlı bir ev kadınının (Blanchett) arabasıyla Terry’e çarpması, planları değiştirir. Rehin almak zorunda kaldıkları bu kadın, zamanla ikilinin suç dolu serüvenine ortak olur. Kate, bir anlamda aradığı değişikliği bulmuş ve monoton hayatından kurtulmuştur bu sayede. Hem haydutlar ona, hem de o haydutlara aşık olmuştur - evet, her ikisine birden... Çünkü ancak birbirlerini tamamladıklarında ideal bir sevgili etmektedir Joe ve Terry...
1950'lerde büyük bir yapım şirketi olan Capitol Pictures’ın en büyük projelerinden biri olan Yüce Sezar filminin başrol oyuncusu Baird Whitlock kaçırılınca onu bulup geri getirmek için stüdyonun “iş bitiricisi” Eddie Mannix harekete geçer.
Bir kadın fütursuz davranışları nedeniyle psikiyatri kliniğine yatırılınca bir uzman, onun hasta mı olduğuna yoksa sadece hayatın keyfini çıkarmak mı istediğine karar vermelidir.