Polise giren adamlarından birinin serbest bırakılması için silahlı haydut çetesi lideri Durga bir grup insanı rehin alır ve ormana gönderir. Rehineler arasında sevimli Anu ve ailesi de var.
Shaun Russell iki çocuğuna bakmakta olan bir annedir. Çocuklarını her şeyden çok seven annenin hayatı bir gün evine zorla girilmesi ile kökünden değişir. Hayatının en büyük kabusu gerçek olmuştur ve çocukları tehlikededir. Rehin olarak alınan 2 çocuğu Jasmine ve Glover'ı kurtarmak için her şeyi göze almaya hazır olan Shaun'un tek kişilik kurtarma operasyonu oldukça tehlikelidir. Ancak hiçbir güvenlik önlemi, tuzak ya da saldırgan, çocuklarını kurtarmaya ant içen kararlı bir annenin önünde duramayacaktır...
Los Angeles polis departmanında rehine müzakerecisi, ABD federal rezervinde 10 saatlik bir kuşatma sırasında rehin tutulan düzinelerce turisti kurtarmak için federal bir ajanla bir araya gelir ve rehineleri kurtarmak için imkansız bir göreve soyunur..
Alman yönetmen Uwe Boll'un, Amerikan hükümetinin kriminal yapısına karşı insanlığı uyandırmak amacıyla, siyasi bir platform olarak kullanmak için, para yerine, bir TV istasyonunu ve içindekileri rehin alan bir adamın hikayesini anlattığı, Rampage serisinin devam filmi.
Paul sıradan bir hayata sahip olan, mantıklı ve düzenli bir acil servis hemşiresidir. Eşiyle birlikte güzel bir evlilik sürdüren Paul'un hayatını güzelleştiren bir diğer neden de eşinin hamile olmasıdır. Yakında ailelerine katılacak olan bebekleri için çok mutlu olan Paul'un bu düzenli ve sakin hayatı bir anda başına gelen bir karmaşa ile birbirine girer. Hamile olan karısı kaçırılmış ve teminat olarak alınmıştır. Karısının ve doğmamış bebeğinin hayatını kurtarmaya kararlı olan Paul bu amaçla ağır yaralanan ve cinayet şüphelisi olan bir suçluyla iş birliği yapmak zorunda kalır. Rakip çete üyelerinin ve yozlaşmış polislerin arasında ölümcül bir mücadeleye atılan ikili, aralarındaki farklılıkları bir kenara bırakıp hayatta kalmak için birlikte çalışmak zorundadır. İkisinin hayatı da aralarındaki ortaklığa güvenmelerine bağlı olacaktır.
Nikki's life is shattered when her daughter is kidnapped. Thrust into the criminal underworld while hunted by cops and military, she must fight to rescue her child.
Giannaris, Eve Dönerken’i 1999’da Kuzey Yunanistan’da yaşanmış gerçek bir olaydan kurgulamış. Arnavutluk kökenli bir adam şehirlerarası bir yolcu otobüsünü rehin alır ve yolcuları bırakmak için 500.000 Euro fidye ister.Elinde otomatik bir silah ve el bombası bulunan adamın para dışında istediği bir şey daha vardır: sorunsuz olarak Arnavutluk’a geçişinin sağlanması. Kısa zamanda polis tarafından kuşatılan otobüste ölüm kalım pazarlığı başlar. Başlarda sert görünmeye çalışan eylemci kısa süre sonra yumuşar ve yedi kişi hariç otobüsteki tüm rehineleri serbest bırakır. Eve Dönerken’de Giannaris Amerikan aksiyon filmlerini aratmayacak bir tema yakalamış. Tansiyon her ne kadar Hollywood gerilimlerindeki kadar yüksek olmasa da özellikle diyaloglar, Yunan-Arnavutluk ilişkilerini ve insan doğasını oldukça iyi yansıtıyor.