Arabalarında yaşayan üç evsiz kişi, hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir yolculuğa çıkacaklardır. Fred Daly İrlanda'ya döndüğünde kalacak hiç bir yeri olmadığı için arabasında yaşamaya başlar. Sürekli marihuana içen 21 yaşındaki Cathal, Fred'in yanına par eder ve adamın sıkıcı yaşamını renklendirir.
Acımasız bir baba tarafından büyütülen Cash, hissettiği saldırganlığı MMA savaşçısı olmaya yönlendirir. Bu alanda başarı yakalayan ve popülerlik elde eden Cash, ikinci oğlu Williams Sendromu ile doğduğunda yeni bir meydan okumayla karşı karşıya kalır. Cash ringde para kazanmaya çalışırken büyük oğlu Jett, kardeşi Quinn'in bakıcısı olur. Jett, babasının kavgalı ayak izlerini takip edip, ringlere çıkmaya karar verdiğinde oyununa geçmeye karar verdiğinde aile dinamikleri değişir.
Miami’nin önde gelen mafya tetikçisi Cuda (Banderas), patronu Estelle’in (Kate Bosworth) siber seks kaçakçılığı işine bulaştığını ve arkadaş olduğu genç bir kız olan Billie’yi (Zolee Griggs) tehlikeye attığını öğrenir. Cuda, hayatını ve ailesiyle ilişkisini kurtarmak için kendi suç örgütünü yıkmaya karar verir. Genç dövüşçü Stray (Mojean Aria) ile iş birliği yaparak Billie’yi kurtarmaya çalışır, ancak bu süreçte mafyanın hedefi haline gelir. Film, Cuda’nın kefaret arayışını ve fedakârlıklarını konu alıyor. Banderas’ın güçlü performansı öne çıksa da, klişe bir hikâye ve yavan senaryo eleştirilmiştir.
The film spans from Hepburn's early childhood to the 1950s which details her life as a Dutch ballerina, coming to grips with her parents' divorce, and enduring life in the Nazi-occupied Netherlands during World War II. She then settles in the U.S. where she succeeds in making it big as a movie actress, in such movies as Breakfast at Tiffany's.
Thomas Montgomery, a married father of two young daughters, gets seduced by the world of online gambling and chat rooms where a virtual romance and sexual obsession ultimately leads to the murder of an innocent man.