Jandarma Ludovic Cruchot, Saint-Tropez'e tayin edilmiş ve burada işleri sıkı tutmaya kararlıdır! Meslektaşlarının her şeyi "Güney usulü" rahatlıkla yapma çabalarına ve nudistlerin onu küçük düşürme girişimlerine rağmen, kuralları katı bir şekilde uygular. Ta ki günün birinde, güzel kızı Nicole, zengin gençleri etkilemek için babasını lüks bir araba ve yat sahibi biri gibi göstermeye kalkana kadar... Ancak işler sarpa sarar: Nicole, erkek arkadaşı Jean-Luc'un çaldığı bir arabayla hendeğe uçar!
Newly married, Mathilde and Robert are honeymooning at a resort owned by their friends Edith and Arthur, the Chateau d'Hercule. But an unpleasant shock is in store for them.
St-Tropez'in tatil yoğunluğunda trafik cezası kesmekle görevli jandarmalar, komik olaylara gebedir. Cruchot, yeni aşkı Josépha sayesinde kariyerinde ilerlemeye çalışırken, kıskanç meslektaşı Gerber'le rekabete girer. Yaz sıcakları, aşkın ve hırsın tatlı çekişmesiyle daha da kızışacaktır.
François Marsault, a war veteran, makes the most of his retirement alongside his wife Annie. Authoritarian and ruthless, François rules his family with an iron fist — but when he discovers that his esteemed wife cheated on him 40 years ago, he files for divorce and confronts her former lover, who lives in the French Riviera.
Sid and Bernie keep having their amorous intentions snubbed by their girlfriends Joan and Anthea, so when they decide to take them on a holiday to Paradise Camp, they think they're off to a nudist colony—but they couldn't be more wrong, and meet up with the weirdest bunch of campers you can imagine.
Toplumun kurallarıyla boğuşan, cinsellik ve özgürlüklerinin karmaşasına düşen karakterlerle dolu, birbirine muğlak derecelerde bağlı olan bölümlerden oluşan bir Bunuel filmi. Filmde, bir yemek masası çevresinde klozetlere oturmuş insanların kimsenin görmediği yerlere çekilip yemek yemek için özürlerle sofradan kalkmaları gibi sahneler mevcut. Komik ve çılgın öğelerin bulunduğu filmde, Luis Bunuel sürrealistliğini doyasıya ortaya çıkarmıştır. Onlarca başyapıt çıkarmış bir yönetmenin en sıradışı çalışmalarından biri * bunuel: ironi ve absürtlük... toplumu yerden yere vurarak eleştiren, bitirmediği, yarım bıraktığı hikayeler ile insanı meraktan çıldırtan bir film * İnsanların özgürlüğü aradıkları ama onun anlamını bilmedikleri ve daha çok ondan korkmaları... Sahnelerde hep ters ilişki var, burada asıl özgürlük bir hayalet gibi (komünist manifestonun giriş bölümünde böyle bir hayalet benzetmesi yapılmakta) küçük burjuva ve konfor arayışındaki insanların arasında sadece geziniyor.