The keeper of the light house, Ewert, lives at the coast with his wife and daughter, constantly thinking about the lost love of his past, Maria Marusjka. Worried about his daughter, about to be a woman, he makes the wrong decisions.
Jude ve Mina, New York’ta tesadüf eseri tanışıp beraber olmaya başlarlar. Jude’un hareketli kişiliğini Mina sakinliğiyle tamamlayınca, kusursuz ilişkileri evliliğe kadar gider. Ancak bu kusursuz denge, bebeklerinin dünyaya gelmesinin ardından bozulur ve çiftin aslında ebeveynlik konusunda birbirlerinden çok farklı düşündükleri ortaya çıkar. Mina vegan beslenme ve arınmayı bir saplantı haline getirmiştir ve ağır bir diyet yapmaktadır. Üstelik bu diyeti bebeğine de uygulamaya çalışmaktadır. Bebeğin büyüme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını gören Jude, duruma müdahale etmeye çalışır ancak bu bir ölüm kalım savaşına dönüşecektir.
Based on the writer/director's childhood, FARMING tells the story of a young Nigerian boy, 'farmed out' by his parents to a white British family in the hope of a better future. Instead, he becomes the feared leader of a white skinhead gang.
Eylül 2014'te geçen bu filmde Dublin'de yaşayan Margaret, kocası Matt'den boşanmıştır. Hiç annelik yapamadığı 18 yaşındaki gencecik oğlunun vefat ettiğini öğrenen Margaret, evsiz bir genç olan Joe ile alışılmadık bir ilişki geliştirir. Aralarındaki kırılgan güven, Joe'nun şiddet içeren bir çeteye karışması ve eski kocasının yas öfkesinin giderek artmasıyla tehdit altına girer.
Young teen girl Xiu Xiu is sent away to a remote corner of the Sichuan steppes for manual labor in 1975 (sending young people to there was a part of Cultural Revolution in China). A year later, she agrees to go to even more remote spot with a Tibetan saddle tramp Lao Jin to learn horse herding.
Kasabasında huzuru sağladıktan sonra Nick (Sorbo) şeriflik görevinden ayrılır. FBI ajanı ve onun 12 yaşındaki kızıyla yeni bir yaşama başlamak için Dallas'a taşınır. Sadece 'erkek arkadaş' olmanın zorluğu yetmezmiş gibi acımasız bir uyuşturucu kaçakçısı federal bir davanın görgü tanıklarını hedef alınca kimsenin birbirine güvenmediği bir savaşın ortasında bulur. Nick artık vahşi çeteyle çatışma halindedir. Onun kasabada kullandığı taktik zorlu şehir sokaklarında pek işe yaramamaktadır. Kendi sahip olduğunu korumak için durmaya niyeti yoktur.
Avery (Jones) hayatını tekrar rayına oturttuktan sonra rekabetçi bir yüzücü olarak üniversiteye geri döner. Ancak kendisi ve iki arkadaşı (Bonds, Casseus) yanlışlıkla cinayetle suçlanıp cezaevine konduğunda hayatı beklenmedik bir dönüş alır.