A blind violinist's sight is restored by an operation paid for by a young woman who loves him, but the fickleness of fate strikes them further tragic blows.
Karısını öldüren bir otomobil kazasında kör olan bir romancı, suçlanan iş adamının ihmal edilmiş eşiyle ilişkisi üzerine hayat ve yazı tutkusunu yeniden keşfeder.
Gerçek mutluluk, başarı ve aşkın ne olduğuna dair yıllarca anlaşmazlıklar yaşayan Dave ve Clarice Johnson, sonunda evliliklerini bitirme noktasına gelirler. Clarice bir araba kazası geçirdiğindeyse içine attıkları ortaya çıkar. Aralarındaki farklılıklar, Clarice’in fiziksel terapi görmesiyle daha çok artmıştır. Dave de Julie ve oğlu Bryson ile vakit geçirmeye başlar. Dave, onlarda bulduklarıyla bir aile olmanın ve tutkulu bir eşin özlemini duymaya başlamıştır. Hayatlarında yaşanan bu değişikliklerle Dave ve Clarice, artık birbirlerine ettikleri yeminin kolayca bozulup bozulmayacağıyla yüzleşmeleri gerekmektedir.
Film, bir mahkumun cezaevinden çıktıktan sonra eşine ve eski yaşamına dönme çabasını anlatıyor... * Bu kadar güzel dram bulmak cidden zordur. Mükemmel bir yol hikayesi. Yavaşçacık ve usulca kalbinize giriyor ve içini sonuna kadar dolduruyor. Sonunda kalbiniz mutlulukla patlıyor.
İlk Görüşte Aşk, kör bir adama aşık olan genç bir mimar kadının hikayesi. Kadın, onu görme yeteneğini yeniden kazanması için radikal bir ameliyata girmeye teşvik eder. Ama adam asıl görme yeteneğini kalbinde bulduğu sevgiyle elde edecektir.
Ortaçağ koşullarının hüküm sürdüğü katı bir rahibe okulunda, on yedi yaşındaki Lisa kendini bir tutsak gibi hissetmektedir. Yatılı okulun yakınında, hükümlüler için bir gözaltı kampı bulunur ve burada küçük bir suçtan dolayı dokuz aylığına hapsedilen genç mahkumlardan biri de Joe'dur. Tamamen farklı bu iki genç bir şekilde karşılaşır...