Exuberant, eye-opening movie that serves up a dazzling hundred-year history of the role of gay men and lesbians have had on the silver screen. Film contains fabulous footage from 120 films showing the changing face of cinema sexuality, from cruel stereotypes to covert love to the activist triumphs of the 1990s.
In 1972, a seemingly typical shoestring budget pornographic film was made in a Florida hotel: "Deep Throat," starring Linda Lovelace. This film would surpass the wildest expectation of everyone involved to become one of the most successful independent films of all time. It caught the public imagination which met the spirit of the times, even as the self-appointed guardians of public morality struggled to suppress it, and created, for a brief moment, a possible future where sexuality in film had a bold artistic potential. This film covers the story of the making of this controversial film, its stunning success, its hysterical opposition along with its dark side of mob influence and allegations of the on set mistreatment of the film's star.
20.000 gün yaşayan biri kaç yaşındadır? Görsel sanatçılar Iain Forsyth ve Jane Pollard, çektikleri bu ilk uzun metrajlı filmde kurmacayla gerçekliği birleştirerek uluslararası kültür ikonu, müzisyen ve senarist, bu dünyaya gelmiş en ilginç sanatçılardan Nick Cave’in 24 saatini anlatıyorlar. Nick Cave’in hem konu hem de başrol olduğu film, sanatsal yaratım sürecine mahrem bir bakış atarken aynı zamanda bu dünyada yaşadığımız süreyi iyi kullanıp kullanmadığımızı sorgulamamızı da istiyor.
Angola’da patlayan kanlı iç savaşı izlemek üzere 1970’lerde bu ülkeye giden Polonyalı idealist gazeteci Ryszard Kapuscinski’nin yaşadıklarını beyazperdeye aktaran Hayattan Bir Gün Daha, etkileyici, çarpıcı ve düşündürücü bir canlandırma film. Savaşın korkunç gerçekliğini, çaresizliği ve acımasızlığı birinci elden deneyimleyen “maestro” Kapuscinski, Angola’da tanık olduklarını döndüğünde yazıya dökmüştü. Oscar’a aday gösterilen bol ödüllü İspanyol yönetmen Raúl De La Fuente ile canlandırma ustası yönetmen Damian Nenow, Kapuscinski’nin aynı adlı ünlü kitabını canlandırmanın yanı sıra röportajlar ve arşiv görüntüleriyle filme dönüştürdü.
Einstein, Nazi Almanyası'ndan kaçtıktan sonra neler yaşandı? Arşiv görüntülerinden ve Einstein'ın kendi sözlerinden faydalanan bu belgesel-drama, bir dâhinin zihnini inceliyor.
İnsanın insana yaptığı zalimliğin belgelenmesi, tarihin kendisi kadar eskiye dayanır. Yine de tüm bu belgeler dünyayı, Holocaust'un (Yahudi soykırımı) zalimliklerine, insana hâlâ ürküntü veren o korkunç olaylar dizisine hazırlayamamıştır. Zamanın, hatıraları ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar bir şekilde sildiğinin bilincinde olan sinemacı Alain Resnais (daha sonra Hiroshima, mon amour-Hiroşima Sevgilim ve L'Année dernière Marienbad-Geçen yıl Marienbad'da gibi filmlerle yönetmen olarak daha da büyük bir ün kazanır), Nazi zulmünü filme almaya karar verdi; hem bu zulüm gelecek kuşaklara aktarılabilsin hem de birbirimize neler yapabildiğimizi hatırlatan kalıcı bir yapıt olsun diye.