Bu çağdaş kara filmde, Yunanistan'ın Girit adasındaki şüpheli bir ölümü soruşturması için, yurt dışında yaşayan bir özel dedektif (Joseph Gordon-Levitt) tutulur. Kurbanın güçlü ailesinde derin kıskançlıklar mevcuttur.
Karısını öldüren bir otomobil kazasında kör olan bir romancı, suçlanan iş adamının ihmal edilmiş eşiyle ilişkisi üzerine hayat ve yazı tutkusunu yeniden keşfeder.
Ortaçağ koşullarının hüküm sürdüğü katı bir rahibe okulunda, on yedi yaşındaki Lisa kendini bir tutsak gibi hissetmektedir. Yatılı okulun yakınında, hükümlüler için bir gözaltı kampı bulunur ve burada küçük bir suçtan dolayı dokuz aylığına hapsedilen genç mahkumlardan biri de Joe'dur. Tamamen farklı bu iki genç bir şekilde karşılaşır...
Auburn, Güney Dakota’da 3 hafta önce bir soygun yaşanmıştır. Yaşanan soygun 5 kişilik bir ekibin işidir. Polislerin sistemli çalışması ile soygunculardan 4’ü yakalanmış ve hapse atılmıştır. Ancak ekibin 5. üyesi kayıptır. Polis her yerde ekibin 5. elemanı olan yaralıdır ve kanundan kaçmak için ölümü bile göze almıştır. Ancak kurtarıcısı hiç ummadığı biri olacaktır. İşitme engeli bulunan küçük bir çocuk olan Wesley, yaralanan adamı güvenli bir sığınağa taşır. Orada yaralarını sarar ve iyileşmesi için başında bekler. Zaman içinde bu küçük çocuk ve tehlikeli kanun kaçağı arasında sıradışı bir arkadaşlık oluşur. Wesley iyileşmesine yardım ettiği bu gizemli yabancıya bir hayli bağlanmıştır. Ancak polis Wesley’nin kapısına dayanıp onu sorular sormaya başladığında asıl tehlike başlayacaktır. Bir taraf seçmek zorunda kalan Wesley, yeni arkadaşı için işleri daha da kötü hale getirme potansiyeline sahiptir...
1860′ların Paris’inin aşağı sınıflarında geçen filmde, çekici ve güzel bir genç kadın olan Thérèse Raquin, baskıcı teyzesi Madame Raquin tarafından hasta kuzeni Camille ile aşksız bir evliliğe zorlanır. Therese günlerini küçük bir dükkanın tezgahının ardında geçirir. Akşamları ise seçkin bir grup ile domino oynayan Madam’ı izler. Kocasının çekici arkadaşı Laurent ile karşılaştıktan sonra, trajik sonuçlara sebep olan yasa dışı bir ilişki yaşamaya başlar...
Bryon Widner, FBI'ın aranan listesinin zirvesinde yer alan adamlardan biridir. Zorlu bir çocukluk geçirmesinin ardından çeteye bulaşan Bryon, ırkçı düşüncelere sahip bir insandır ve yüzünün tamamını kaplayan dövmeleri ile tanınır. Beyaz ırkın üstünlüğüne inanan Bryon, yavaş yavaş yıllardır savunduğu düşüncelerinden sıyrılmaya başlar. Sevdiği kadının yardımı ile kirli geçmişini ardında bırakarak tövbe eden Bryon, yeni bir hayata merhaba der. Nefrete ve şiddete sırtını dönen Bryon, sevdiği kadın ile evlenip üç çocuk babası olur. Babalık sorumluluğu ile geçmişini ardından bırakan Bryon, bambaşka bir adama dönüşür. Ancak bu süreçte eski çetesinin ölüm tehditlerine maruz kalır. Bryon ne kadar değişse de suça bulaştığı dönemde yüzüne yaptırdığı dövmeler, onun toplum tarafından dışlanmasına neden olur. Genç adam, yeni bir hayata sahip olmak için vücudunu kaplayan dövmelerden kurtulmaya karar verir.