Anna Fox anksiyete hastası bir kadındır. Hastalığı sebebiyle dışarı çıkamayan ve gününün çoğunu New York’taki dairesinde tek başına şarap içerek, film izleyerek ve komşularını gözetleyerek geçirir. Karşı dairesine yeni taşınan iyi görünümlü bir aileyi gözetlerken görmemesi gereken bir olaya tanıklık eder. O andan itibaren gördüklerinin gerçekliğini kanıtlamaya çalışsa da herkes halüsinasyon mu gerçek mi olduğu konusunda ikileme düşmüştür.
Kavga etmeyi bir türlü bırakamayan bir çift evliliklerini kurtarabilmek için son kez çaba harcar: Kavgalarını şarkılara dönüştürürler ve bir müzik grubu kurarlar.
Emily orkestra seçmelerine hazırlandığından, tüm yazı çello çalarak geçirmek zorundadır. Emily arkadaşlarının sırlarını tutmak için onlardan para alan bir kızdır. Mahalleye yeni taşınan komşu Philip'e kendi sırlarından birini açık eden Emily, bir de Philip'in abisi David'e aşık olunca dünyası alt üst olur.
Hitchcock'un ünlü "Rear Window-Arka Pencere" filmine taşlama niteliğindeki film, kuşkulu bir şekilde ölen bir kadının ölüm sırrını çözmeye çalışan bir grup insanın yaşadıklarını hikaye ediyor.
Evli bir çift olan Kate ve Alex, ergenlik çağındaki torunları Abby ile birlikte yaşamaktadır. Manhattan'da yaşadıkları daire artık onlara dar gelmektedir. Bunun için yan daireyi de satın alıp evi genişletmeye karar verirler. Ancak tek sorun yan dairede yaşayan huysuz ihtiyar Audrey'dir. Evi genişletmek için öncelikle Audrey'nin ölmesini beklemeleri gerekir.Audrey'nin ise hayatla tek bağı Rebecca adlı torunudur. Tatlı ve iyi kalpli Rebecca'ya karşılık, diğer torun olan Mary alaycı üslubu ile yaşlı kadından uzak durmaktadır. Daire meselesi iki aileyi birbirine yakınlaştırır ve ilişkilerini yeniden gözden geçirmelerine neden olur.