A record seller, and not very serious, Henry spends his nights in a cabaret where there is a Slavic prince in exile. His resemblance to the Prince of Palestria makes him designated to replace the young man who prefers to stay in Paris. And Henry takes with him the one he loves.
Moda dergisi editörü güzel ve hırslı Alice yakında genel yayın yönetmeni olmanın hayalini kurmaktadır ancak çok fazla rakibi vardır. Kariyeri yüzünden yıllarca aşk hayatını ihmal etmiştir. Bir gün uçakta bir öğrenci olan Bathazar ile tanışır. Bathazar Alice'den çok etkilenir, Alice de onunla bir kez buluşmak zorunda kalır. Alice'in patronu ilişki yaşadıklarını sanarak, eski kafalı bulduğu Alice'in kendinden genç biriyle beraber olmasından olumlu yönde etkilenir. Terfi için patronuna gerçeği bir türlü anlatamayan Alice, oyunu devam ettirmeye karar verir. Ancak oyun olarak başlayan aşk artık Alice'e çok yakındır.
Henri orta yaş krizine girmiş bir adam olarak hayatını gözden geçirmektedir ve günün birinde devasa boyutlarda gri bir köpek kapısında belirir. Henri ve köpek arasında geçen eğlenceli anlatımın yönetmenliğini yapan isim ise başrol oyuncusu olan Yvan Attal’dır.
Paris, in the early 1960s. Jean-Louis Joubert is a serious but uptight stockbroker, married to Suzanne, a starchy class-conscious woman and father of two arrogant teenage boys, currently in a boarding school. The affluent man lives a steady yet boring life. At least until, due to fortuitous circumstances, Maria, the charming new maid at the service of Jean-Louis' family, makes him discover the servants' quarter on the sixth floor of the luxury building he owns and lives in. There live a crowd of lively Spanish maids who will help Jean-Louis to open to a new civilization and a new approach of life. In their company - and more precisely in the company of beautiful Maria - Jean-Louis will gradually become another man, a better man.
An opportunistic music producer brings together a rabbi, a priest, and an imam to preach about peaceful coexistence through song. But he's in for a surprise when he realizes the religious leaders are far from saints.
Kırklı yaşlarında, sakin ve sıradan bir yaşam süren Alex'in hayatı, yeni komşularının taşınmasıyla beklenmedik bir şekilde değişir. Komşusunun kocası, Alex'in adeta birebir kopyasıdır... Tek bir farkla: Onun saçları vardır. Zamanla bu karizmatik, zeki ve hayatın her alanında daha başarılı görünen gizemli ikizine takıntı geliştiren Alex, giderek büyüyen bir paranoyanın içine sürüklenir. Gerçeklik algısı sarsılırken, kendi kimliğiyle yüzleşmek zorunda kalır.
Meet Adrien! He's 35. He's stuck in a mid-life crisis. He's neurotic and hypochondriac. Tonight he's stuck in an endless family dinner and his girlfriend is not answering his texts. On top of that, his dumb brother-in-law asks him to prepare a speech for his wedding. Could it get even worse?