Captain Horatio Hornblower leads his ship HMS Lydia on a perilous transatlantic voyage, during which his faithful crew battle both a Spanish warship and a ragged band of Central American rebels.
During World War One an English adventurer, an American elephant poacher and the latter's attractive young daughter, set out to destroy a German battle-cruiser which is awaiting repairs in an inlet just off Zanzibar. The story is based on a novel by Wilbur Smith, which in turn is very loosely based on events involving the light cruiser SMS Königsberg, which was sunk after taking refuge in Rufigi delta in 1915.
Yıl 1924. Gecenin karanlığı çökerken Marsilya'nın nemli sokakları Jandarmanın düdük sesleri ile yankılanır. Gangsterler, araba ile kaçmaktadırlar. Tren istasyonunda, güzel bir kadın tek başına beklemektedir. Hemen yakınlarında ise Alain Lefevre dar sokaklardan geçmektedir. Çaresizce gölgelerde saklanan ve avlanmak üzere olan bir hayvan gibi kaçmaktadır.Gece olmadan önce bu genç boksör, bu bayanı mafyanın elinden kurtarmaya çalışırken yaptığı boks maçında tuzağa düşürülmüştür.İki kişinin katili olarak aranmaktadır. Kaçması ve yeni bir kimlik bulması gerekmektedir. Bu yüzden Fransız lejyonuna katılıp kendini kurtaracaktır. Fakat burada yaşayacakları hayatını akışını değiştirecek.
2. Dünya savaşında bir komando takımı, Ege adalarından birine bombaları imha etmek üzere gönderiliyor. Alman birlikleri burada bir kanalın kontrolünü elinde tutmaktadır. Komandoların amacı, topları imha edip İngilizlerin bölgeye girmesini sağlamaktır. Alistair MacLean'in romanından uyarlanan film, tüm zamanların en başarılı savaş filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bunda senaryo kadar, parlak oyuncu kadrosunun da etkisi var. Ayrıca göz alıcı efektleriyle Oscar ödülü kazandığını da belirtmek gerek.
Mallory ve Miller geri dönüyor. Navarone'dan hayatta kalanlar başında Albay Barnsby'nin olduğu Force 10 birimiyle birlikte görevlendirilirler. Ancak Force 10'un ayrı bir görevi vardır ve diğerleri bunu bilmemektedir.
Çekimleri İstanbul ve İzmir'de gerçekleştirilen, yapımına kalabalık bir Türk teknik ekibinin de katkıda bulunduğu bu filmin başrollerinde ise Charles Bronson, Tony Curtis, Fikret Hakan ve Salih Güney'den oluşan son derece renkli bir kadro yer alıyordu. Dönem, 1920'li yılların başları... Adam ve Josh adlı Amerikalı iki eski asker, yanlarında bir grup serüvenci ve içi ağzına kadar silah dolu bir gemiyle Osmanlı Devleti'nin Ege kıyılarına demir atarlar. İki kafadarın başlangıçtaki tek derdi, uzak diyarlara açılıp oralarda bir 'savaş' bulmak ve ihtiyacı olanlara silah satmaktır. Tam ortasına düştükleri Türk Kurtuluş Savaşı da voliyi vurmak için gayet ideal bir pazar görünümündedir. Fakat kahramanlarımızın kısa yoldan köşeyi dönme hesapları çok geçmeden çökecek ve bu savaşta onlar da adım adım birer 'taraf'a dönüşeceklerdir.