Bir hayalet, 1970'lerin Amerika'sının otoyollarında dolaşıyor, adı Ted Bundy. Peşindekiler ise, Amerika'nın en rezil seri katilini yakalamak için tarihteki en büyük insan avının organizatörleri olan korkusuz FBI ajanları Kathleen McChesney ve Robert Ressler.
Polis, yeni doğum yaptığını söyleyen bir kadını durdurur; ama ne bebek ne üzerindeki kan kadına aittir. Bu gerçek suç belgeselinde sapkın yalanlar açığa çıkıyor.
Dedektif Jeff Cole (Omar Epps), son derece tehlikeli bir görev üstlenmiştir: Şehrin en korkulan gangsteri olan ‘God’ı (LL Cool J) hapse attırmak. ‘God’, Cincinnati’deki crack ticaretinin %80’ini kontrol etmekte ve bugüne kadar hiçbir polis ona yaklaşmayı başaramamıştır. Jeff, bir uyuşturucu satıcısı kılığına girerek inanılmaz bir işe imza atar: ‘God’ın güvenini kazanır ve onun uyuşturucu imparatorluğunun en iç halkasına kadar sızar. Ancak çok geçmeden yeni kimliğiyle kendi benliği arasında bir çatışmaya düşer. Adım adım yaklaştığı adam, yani ‘God’, Jeff’in gerçek benliğinden de onu uzaklaştırmaya başlar…
Eski bir polis olan Jackson’ın işi cinayet alanlarını temizlemektir. Ancak bir gün, işini bitirdikten sonra o cinayetin polise hiç bildirilmemiş olduğunu farkeder. Oysa, farkında olmadan tüm delilleri yok etmiştir.
Anthony Lowe (Van Damme) çalıştığı birimde çok da sevilmeyen bir polistir. Düzenlediği basın operasyonu başarısızlıkla sonuçlanır. Hem tüm New Orleans'ı haraca kesen Callaghan (Stephen Rea) ellerinden kaçmıştır hem de iki polis memuru hunharca öldürülmüştür. Lowe, öç almaya and içer. Callaghan ile geçmişten kalan bir hesapları da vardır. Lowe, bir yandan mafyayla boğuşurken diğer yandan da sorunlu evliliğini kurtarmaya çalışmaktadır. Eşi Valerie (Selina Giles) hamiledir. Ama çocuk başkasındandır. Mafyanın acıması yoktur. New Orleans sokakları daha önce hiç tanık olmadığı bir kan gölüne dönüşecektir