Moda dergisi editörü güzel ve hırslı Alice yakında genel yayın yönetmeni olmanın hayalini kurmaktadır ancak çok fazla rakibi vardır. Kariyeri yüzünden yıllarca aşk hayatını ihmal etmiştir. Bir gün uçakta bir öğrenci olan Bathazar ile tanışır. Bathazar Alice'den çok etkilenir, Alice de onunla bir kez buluşmak zorunda kalır. Alice'in patronu ilişki yaşadıklarını sanarak, eski kafalı bulduğu Alice'in kendinden genç biriyle beraber olmasından olumlu yönde etkilenir. Terfi için patronuna gerçeği bir türlü anlatamayan Alice, oyunu devam ettirmeye karar verir. Ancak oyun olarak başlayan aşk artık Alice'e çok yakındır.
Unlucky in love, Alfred tries to commit suicide, only to be thwarted by police efforts to prevent a simultaneous attempt by a nearby young woman. Recovering, the young lady puts him up at her house, as he has run out of places to live. He joins a Parisian sporting team and seems to have transferred his bad luck to a corrupt television boss who is attempting to manipulate the game so that Alfred's Paris team loses.
Tüm entrika, bir kasada bulunan "carte-blanche" (kayıtsız şartsız yetki) belgeleri etrafında dönüyor. Bu belgelerdeki boşluğu kim doldurursa, bir revünün sahibi oluyor. İşin içinde büyük paralar var. Kasanın sahibinin yeğeni, amcasını kandırmaya ve belgelere kendi adını yazdırmaya çalışıyor. Ancak işler daha da karmaşık çünkü banka müdürünün de bu işte parmağı var. Bu düzeni, mütevazı bir banka veznedarından (Pierre Richard) başka kim bozabilir ki?
Kırklı yaşlarında, sakin ve sıradan bir yaşam süren Alex'in hayatı, yeni komşularının taşınmasıyla beklenmedik bir şekilde değişir. Komşusunun kocası, Alex'in adeta birebir kopyasıdır... Tek bir farkla: Onun saçları vardır. Zamanla bu karizmatik, zeki ve hayatın her alanında daha başarılı görünen gizemli ikizine takıntı geliştiren Alex, giderek büyüyen bir paranoyanın içine sürüklenir. Gerçeklik algısı sarsılırken, kendi kimliğiyle yüzleşmek zorunda kalır.
Valentin D is a hot designer architect who claims to be an orphan because he is too ashamed to admit he is the son of working-class scrap metal merchants from the north of France.
Henri orta yaş krizine girmiş bir adam olarak hayatını gözden geçirmektedir ve günün birinde devasa boyutlarda gri bir köpek kapısında belirir. Henri ve köpek arasında geçen eğlenceli anlatımın yönetmenliğini yapan isim ise başrol oyuncusu olan Yvan Attal’dır.