Hitler'in iktidara yükselişi sırasında yitirilen özgürlükleri inceleyen bu belgeselde, 1920'lerin Berlini'nde ışıltılı bir gece kulübü kuir topluluğun sığınağı hâline gelir.
1936 Olimpiyat oyunlarının Berlin'de yapılması kararı alındıktan sonra, Almanya'daki Olimpiyat Komitesi oyunların perdeye aktarılacağı bir belgesel yapılması kararı alır. Yönetmen Leni Riefenstahl'ın yönetimindeki ekip, Olimpiyatlar süresince yarışmaları ve atletleri kameraya alır. Nazi yönetimi döneminde yapılan filmlerden biri olan belgesel, teknik alanda, özellikle de yakın çekim planlar anlamında önem atfedilen belgesellerden biri.
Belgesel, Leni Riefenstahl'ın sanatsal mirasını ve Nazi rejimiyle olan karmaşık bağlarını araştırıyor. Film, Riefenstahl'ın kendini anlattığı hikayeyi, rejimin zulmünden haberdar olduğuna işaret eden kanıtlarla yan yana koyarak bir karşılaştırma sunuyor.
Berlin Olimpiyatları üzerine uzun metrajlı bir film yaratması için 1936 Olimpiyat Komitesi tarafından görevlendirildikten sonra Riefenstahl, hareket halindeki vücutların şiirselliği ile koşu yarışındaki atletlerin yakın plan çekimlerini birleştirerekinsan vücudunu öven bir belgesel çekmiştir. Yapım genç erkek bedenini göklere cikarmakta ve, bazılarına göre, atletik hünere yönelik Nazi bakış açısını ifade etmektedir. Riefenstahl, çim hokeyi, futbol, bisiklete binme, binicilik, su sporları ve jimnastik sporları yarışları sırasındaki atletlerin erdemlerini sunmaktadır. Hatırda kalıcı sahneler Amerikan Glenn Morris tarafından kazanılmış Pentatlon ve Dekatlon’dur. Film oyunların kapanış coşkusuyla sona erer.
A keen chronicle of the unlikely rise to power of Adolf Hitler (1889-1945) and a dissection of the Third Reich (1933-1945), but also an analysis of mass psychology and how the desperate crowd can be deceived and shepherded to the slaughterhouse.