Buğday çuvalını kontrol eden çiftçi, yaşlı babasıyla birlikte tarlaya buğday eker. Buğday satmak için gittikleri buğday kralı onlardan buğday almaz. Buğday kralının açgözlülüğü ve kendi menfaatine aldığı kararlar, buğday fiyatlarının yükselmesine, buğday üreticisinin kazancının düşmesine ve ekmeğin ana maddesi olması nedeniyle ekmek fiyatlarının iki katına çıkmasına neden olur. Buğdayını satamayan çiftçinin karısı ve kızı, paraları yetmediği için ekmek almaya gittikleri köşedeki marketten elleri boş dönerler. Marketteki zamlara isyan eden halk, polis tarafından püskürtülür. Açgözlü buğday kralı ise kontrolü ele geçirmesinin verdiği güçle 4.000.000 dolar kazanır. Sevinçten deliye dönen buğday kralı, ayağı kayınca buğday deposuna düşer ve üzerine dökülen buğdayların altında can verir. Çiftçi tarlasına buğday ekmeye devam eder.
94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.
Wes Anderson'ın dört kısa filmden oluşan koleksiyonunda yer alan bu Roald Dahl uyarlamasında iri yarı ama yarım akıllı iki zorba, ufak tefek ama zeki bir çocuğa zulmetmeye çalışır.
İki kararlı anne, bir tanesi bir öğretmen çocuklarının şehir okulunda çöken iç dünyalarını dönüştürmeye çalışmak için çaba harcamaktadırlar. Güçlü ve engelleyici bir bürokrasiyle başa çıkmak zorundadırlar fakat eğitim sisteminde ve çocuklarının gelecekleri için gerekli değişimi yaratmak amacıyla herşeylerini riske atarlar.
At a desert diner, the lives of five strangers become linked through a single twenty-dollar bill. Shot for $20,000 and starring Philip Baker Hall, the short premiered at Sundance and later inspired Anderson’s debut feature Hard Eight (1996).