A wealthy man forces his wife and their new-born daughter, Soshila, out of the house because he had hoped his wife would deliver a son. Years later, Soshila and her boyfriend, work for her father and attempt to win her father's affections.
Middle-aged widow Beatrice Hunsdorfer and her daughters Ruth and Matilda are struggling to survive in a society they barely understand. Beatrice dreams of opening an elegant tea room but does not have the wherewithal to achieve her lofty goal. Epileptic Ruth is a rebellious adolescent, while shy but highly intelligent and idealistic Matilda seeks solace in her pets and school projects, including one designed to show how small amounts of radium affect marigolds.
Seçkin festivallerden ödüllerle dönmüş bir yapım ve gerçek bir yaşam öyküsü… Güney Afrika'da yaşayan 10 yaşındaki Sandra (Sophie Okonedo) tipik bir yerli gibi görünmektedir Ancak anne-babası beyazdır; ancak atalarının kökleri, siyahi ırka dayanmaktadır Sandra, beyaz tenli ağabeyinin eğitim gördüğü yatılı okula gönderilir Fakat 'renkli' olduğu için okuldan kovulur Sandra'nın babası Abraham (Sam Neill) bu karara karşı çıkar ve mahkemeye başvurur Bu olay uluslararası bir skandal haline gelir Sandra, ilerleyen yıllarda da ırkçılık sorunuyla sürekli mücadele etmek zorunda kalacaktır.
Altı yaşındaki Maisie, rock yıldızı annesi Susanna ile karizmatik ancak ilgisiz sanat simsarı babası Beale´in tatsız boşanmasının sarsıntılarıyla boğuşmaktadır. Maisie’nin hayatına, boşanmanın ardından anne ve babasının yeni eşleri de girer. Ancak küçük kız, eşlerinin bencilliğini fark edip birbirlerine âşık olan üvey ebeveyniyle yakınlaşınca durum iyice çetrefilleşir.
Yıllardır görmediği kızıyla tekrar yakınlaşmaya başlayan bir adam, gençliğinde kaybettiği aşkını ve yıllar önce Tayvan'dan Amerika'ya gelişini hatırlar.
Bir salgının dünyanın yarısını yok etmesinin üzerinden geçen on yılın ardından, bir baba ve kızı toplumdan uzak bir yerde yaşamaktadır. Adam, kadınların yok olmasına neden olan salgının başlarında doğan kızını sadece erkeklerin yaşadığı toplumda büyütmeye çalışır. Kızının erkek gibi görünmesini sağlayan ve onu insanlara erkek olarak tanıtan baba, erkek egemenliğindeki toplumda kızını korumak için zorlu bir mücadele vermek zorunda kalır.
Dünyanın farklı uçlarından iki kız bir araya gelir ve birbirlerinin hayatlarını değiştirirler. Mahree, zengin ailesiyle birlikte ırk ayrımı olan Güney Afrika'da yaşar. Piper Dellums, Washington D.C'de bir ABD kongre üyesinin kızıdır. Mahree, Dellum'un evinde bir sömestr geçirmek için seçilince Piper ile düşündüklerinden farklı insanlar olduklarını anlarlar. İki kız da yaptığı varsayımları sorgular ve arkadaşlığın gerçek rengini öğrenirler.