Film İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere’de yaşanan en büyük skandallardan birini ele alıyor: 1940’larda ve 1950’lerde 130.000 çocuğun İngiltere’den Avustralya’ya evlatlık olarak verilip ülkelerinden koparılmaları, hatta tacize uğramaları. Film, İngiliz hükümeti tarafından yıllarca gizlenen bu skandalı 1980’lerde ortaya çıkaran eski kamu görevlisi Margaret Humphreys’in çabalarını konu alıyor. Ailesi için en iyiyi yapmayı hedeflemiş bir anne olan Humphreys bu uğurda binlerce aileyi birleştirdi ve sorumluları hesap vermeye zorladı.
Güney Amerika'da doğan ve İspanyol Kraliyeti'nin bir görevlisi olan Zama, kraldan bir terfi mektubu beklemektedir. Fakat mektup hiçbir zaman gelmez. Mektubu beklerken her şeyini kaybettiğini fark eden Zuma, tehlikeli bir haydut avına girmeye karar verir. Evinden uzak topraklarda giriştiği macera sonucu tutuklanan Zama idama mahkum edilir. Artık tek amacı hayatta kalmaktır.
Şilili yazar Hernán Rivera Letelier tarafından yazılmış, bir kız çocuğunun sinema tutkusunu ve hayallerini anlatan "büyülü bir masal" olarak tanımlanan bir kitaptır. Bu kitap, bir filmi anlatmanın bir rüyayı anlatmak gibi olduğuna dair bir metaforla, on bir yaşındaki María Margarita'nın sinemaya olan tutkusunu ve bunu anlatma yeteneğini konu alır.
Ruth is one of two Moabite women who marry the sons of Elimelech and Naomi. When Elimelech and sons Mahlon and Chillion die, leaving Naomi a widow with two widowed daughters-in-law, Naomi decides to return to Israel. One daughter-in-law, Orpah, bids her goodbye. Daughter-in-law Ruth however says she will not desert her.
Fr. Hugh O'Flaherty is a Vatican official in 1943-45 who has been hiding downed pilots, escaped prisoners of war, and Italian resistance families. His activities become so large that the Nazis decide to assassinate him the next time he leaves the Vatican.