Paris'te bir Ermeni katedralinde işlenen bir cinayet. Kan yok, cinayet aleti yok, yara bere yok…Biri yaşlı ve huysuz emekli bir polis, diğeri Çocuk Bürosu'nda görevli, ancak açığa alınmış uyuşturucu müptelası genç bir polis. Bu ikisi, gitgide hunharca bir hal alan ve peşpeşe işlenen cinayetlerin katilini veya katillerini bulmak için birlikte çalışmak zorundadır. Birbirlerine ihtiyaçları vardır, birbirlerini tamamlamaktadırlar. Ancak bu cinayetler sıradan bir seri katilin işi değildir. Gizli servisler, naziler,Yahudiler, ülke içinde ülkeler, ve 'siyah bölgeler'… Sanki birileri bir şeyleri gizlemek istemektedir.Fransa'nın göbeğinde başka bir ülke olabilir miydi?Bu ülkeye kim veya kimler göz yumuyordu?Burada neler yapılmaktadır?Kaçırılan çocuklar ile öldürülenler arasındaki bağ nedir?İki polisin çabası cinayetleri açığa kavuşturmaya yetecek midir?Yoksa…
Yan odadaki gizemli kadın aniden ortadan kaybolduğunda, Côte d'Azur'da inzivaya çekilmiş 70 yaşındaki karizmatik eski bir casus; sinemanın, anıların ve deliliğin iç içe geçtiği sarsıcı bir geçmişin hayaletleri ve tutkularıyla yüzleşmek zorunda kalır.
A tale of love and violence when a man on his emotional last legs finds a savior seductively dancing in a run-down strip club. And a life most certainly headed off a cliff suddenly becomes redirected - as everything is now worth dying for.
Polis departmanına gelen bir adam, bir gece önce San Francisco’da cinayet gerçekleştiğini söyler. Polis, kurbanın kim olduğunu söylediğinde ise kendisi olduğunu söyler. Polisin bu ihbarı ciddiye almaması üzerine, adam hikayesini anlatmaya başlar. Adamın ismi Frank Bigelow’dur ve küçük bir kasabada muhasebecilik yapmaktadır. Nişanlısı Paula ile evliliklerinin arefesinde, biraz kaçamak ve eğlence için San Francisco’ya gitmiştir. Yaşadığı hızlı bir gecenin sabahı kendisini pek iyi hissetmez. Doktora gittiğinde korkunç gerçekle yüzleşir. Haberi olmadan vücuduna enjekte edilmiş bir zehir, bütün damarlarını sarmıştır. Üstelik bu zehirin panzehiride yoktur. Frank, kalan birkaç günlük ömründe, kendisine bunu kimin ve neden yaptığını bulmak zorundadır…
Film, Alexandra Barnes (Debra Winger) adında bir FBI ajanının, zengin erkekleri baştan çıkarıp öldüren bir kadın olan Catharine Peterson'ı (Theresa Russell) takip etmesini konu alır. Catharine, her cinayetten sonra kimliğini değiştirerek yeni bir hayata başlar ve izini kaybettirir. Alexandra, Catharine'ın izini sürerken, onunla yakınlaşmak için sahte bir kimlik yaratır ve kendisini zengin bir iş kadını olarak tanıtır. İkili arasında tehlikeli bir kedi-fare oyunu başlar. Catharine, Alex'in gerçek kimliğinden şüphelenirken, Alex de Catharine'ın bir sonraki kurbanını korumak için zamanla yarışır.
Industrialist Pierre Verdier kills his mistress Jeanne Ancelin by throwing her off a train. Her husband, Ancelin, decides to take revenge on his wife's murderer, who has been acquitted by justice.