Bu yapımı takip etmek ve bölümleri işaretlemek için giriş yap.
Yorumlar
Yorum yazmak için giriş yap.
Bunları da sevebilirsiniz
Bunu izleyenlerin sonra izlediklerinden seçildi.
Film7.0
DramMüzik
Besteci, şarkıcı ve dansçı George M. Cohan'ın müzisyenlik kariyerini ele alan film, 2. Dünya Savaşı'nın ilk günlerinde, Cohan'ın emekli olmaya karar vermesiyle başlıyor. Başkan Roosevelt'in davetiyle bir akşam Beyaz Saray'a konuk olacak ve Altın Madalya nişanına layık görülecektir. Cohan, bu gece sahnedeki ilk günlerini hatırlamaya başlar, filmin hikayesi de onunla birlikte doğduğu güne geri döner ve bugünden başlayarak yaşadıklarını perdeye yansıtır. Gerçek hayatta ünlü şarkılarıyla kendi müzikal şovlarının yazan, yöneten ve başrolünde yer alan ünlü sanatçı George M. Cohan'ın hikayesini ele alan filmin yönetmeni Michael Curtiz.
Thomas Edison, George Westinghouse ve Nikola Tesla... Endüstriyel çağın en büyük mucitlerinden üç kahraman. 19. yüzyıl sonlarında elektrik sistemi üzerine, adeta bir savaşı andıran kıyasıya bir rekabete girişirler. Entrikalarla dolu süreçte rakiplerini alt eden isim, 1893 Dünya Fuarı’nı aydınlatacak akım türünün patent sahibi olacaktır. Kazanan tarihin akışını, dünyanın kaderini değiştirecektir.
Yetenekli ve genç bir şarkıcı ve ilham verici söz yazarı’nın Hristiyanlık inancı ve aile bağları, papaz babasına baş kaldırıp, pop yıldızı olmak istediğinde test edilir.
Ghost is an ideological musician and leader of a jazz band who would rather play his blues in the park to the birds than compromise himself. His peripatetic performances lead him to cross paths with a singer, while his masculinity is thrown into question following a violent brawl.
Film, 1950'lerin Paris'inde, alkol ve sağlık sorunları nedeniyle zor bir dönemden geçen Amerikalı caz saksafon sanatçısı Dale Turner’ın (Dexter Gordon) yaşamına odaklanır. Dale, kendisini anlayan ve müziğine değer veren bir çevre bulmak amacıyla New York’tan Paris’e gelir. Avrupa’daki caz sahnesi, Dale’e yeni bir soluk kazandırsa da geçmişindeki hayal kırıklıkları ve bağımlılığı, hayatını bir çıkmaza sürüklemektedir. Dale’in hayatı, bir caz tutkunu ve amatör bir grafik tasarımcı olan Fransız hayranı Francis Borler (François Cluzet) ile tanışmasıyla değişir. Francis, Dale’in müziğine ve kişiliğine hayranlık duymakta ve ona yardım etmeye kararlıdır. Aralarındaki dostluk, Dale’in hayata ve müziğe yeniden bağlanmasını sağlar. Ancak Dale’in Amerika’daki kızı ve karmaşık geçmişi, zaman zaman bu yeniden doğuşu tehdit eder.