Filming the winter landscapes of the plains and villages of Ain, where the sanctified priest the Curé of Ars lived, Jacques Demy tried to understand the fighter for the faith and his daily torments of mysticism.
Alex Gibney explores the charged issue of pedophilia in the Catholic Church, following a trail from the first known protest against clerical sexual abuse in the United States and all way to the Vatican.
Kadın, 50 farklı ülkeden 2000 kadına kulak veren dünya çapında bir proje. Bu kadar geniş çaplı olmasının yanı sıra insanlığın yarı nüfusunu oluşturan kadınların samimi portrelerini gözler önüne seriyor. Bu belgesel, kadınların tüm dünyada maruz kaldığı adaletsizliklere ışık tutmak için bir fırsat; ancak Kadın’ın daha çok altını çizmek istediği şey kadınların içsel gücü ve karşılaştıkları tüm zorluklara rağmen dünyayı değiştirebilme kapasiteleri. Kadınların seslerinin daha fazla yankı bulduğu bu yeni dönemde, belgeselin amacı sadece hak aramak ya da problemlere odaklanmak değil, aynı zamanda çözümler bulmak ve cinsiyetleri uzlaşmaya davet etmek.
Film, 2010 yılında hayata veda eden ünlü İngiliz tasarımcı Lee Alexander McQueen’in efsanevi dünyasını anlatıyor. Tasarımcının çocukluk ve ilk gençlik yıllarını sarsıcı bir atmosferle aktaran belgesel, McQueen’in efsanevi şovlarının arkasındaki çarpıcı gerçeklere de odaklanıyor. 27 yaşında Givenchy‘nin başına geçen tasarımcının ikonik tarzı, onu endüstrinin gotik yüzü hâline getirirken; belgesel McQueen’i tanımak için de ideal bir ortam yaratıyor.
Gezegenimizin geçmişine yönelik bir keşif, insanlığın geleceğine dair bir arayış. Terrence Malick, yıldızların ve galaksilerin kökenlerini araştırırken, yeryüzünde yaşamın başlangıcına ve farklı türlerin geçirdiği evrime kadar uzanan bir yolculuğa çıkarıyor bizi.
Diyalogsuz ve görsel anlatımıyla ön plana çıkan belgesel niteliğinde bir film olup, insanlık, doğa ve medeniyet arasındaki ilişkiyi keşfeder. Dünya genelinde 6 kıtada, 24 farklı ülkede çekilmiştir. Baraka kelimesi Arapça kökenli olup "nefes", "hayat gücü" veya "bereket" anlamına gelir. İnsanlığın doğa ile olan bağını, modern dünyanın getirdiği değişimleri ve insanın kendine verdiği zararları gözler önüne seren bir sanat eseri olarak kabul edilir. Herhangi bir anlatıcı veya diyalog kullanmadan, yalnızca görüntüler ve müzik aracılığıyla derin bir hikâye anlatır. Doğanın saf güzelliği ile insan eliyle yaratılan kaos arasındaki karşıtlığı vurgulayan film, izleyiciye düşündürücü bir deneyim sunar. Her sahnesi ustalıkla çekilmiş olan Baraka, sinematografi açısından büyüleyici bir başyapıttır ve insanlık tarihine dair güçlü bir mesaj vermektedir: Doğa ile uyum içinde yaşamayı unutan bir medeniyet, kendi kendini yok etmeye mahkumdur.
Human bize, insanoğlunun derinliklerine inme fırsatını sunarken, dünyamıza dair görüntü ve hikâyelerle iki kanatlı bir tablo çizer. Kin ve şiddetle olduğu kadar aşk ve mutluluk aracılığıyla da Human, bizleri başkalarıyla karşı karşıya getirirken kendi hayatlarımıza da götürür. En basit günlük hikâyelerden en ilginç masalsı hayatlara kadar değinerek, bizlerin aslında kimler olduğumuza, karanlık yanlarımız olduğu kadar güzel ve evrensel bir yanımızın da olabildiğine ışık tutar. Yeryüzünü, yani bizim Dünyamızın, belki de hiç görülmemiş en güzel yerlerine ait havadan görüntüleri ve opera tarzındaki müzikler eşliğinde dünyanın güzelliklerine tanıklık etme ve soluklanma fırsatı sunar. Human, insan koşullarına sıkı sıkıya bağlanmamızı ve varoluş sebebimizin ne olduğunun yansıtılmasını sağlayan bir film.