Savaşa Almanların gözünden bakan film, bir grup Alman askerinin Avrupa'dan Rusya'ya gidişini ve Stalingrad Savaşını anlatıyor. Hitler 2. Dünya Savaşında Nazi ordusunu toplayarak Rusya'nın doğusunda Kızılordu'ya saldırır. Tarihin en büyük savaşları arasında yer alan bu savaş 2. Dünya Savaşının sonucuna da etki edecektir. Bu yüzden iki taraf da savaşı kazanmak için canla başla mücadele eder fakat savaşı Kızılordu kazanır.
Waiting For Anya, Michael Morpurgo’nun aynı isimli romanından sinemaya uyarlananıyor. Romanın konusu ise şöyle: Fransa-İspanya sınırındaki küçük Lescun kasabasında yaşayan Jo, savaşa uğurladığı babasının özlemiyle başa çıkmaya çalışırken, okuldan artakalan zamanlarını çobanlık yaparak geçirir. Günün birinde Jo, dağda bulduğu ayı yavrusuna bakan gizemli bir adamla karşılaşır. Daha önce bir yerlerde gördüğüne emin olduğu bu adamın izini sürmeye karar verince boyundan büyük işlere kalkışır. Savaşın yakıcı etkilerinden kaçmaya çalışan bir düzine çocuğun kaderi, artık tamamen onun ellerindedir. Çocukların düşünü kurduğu barış, kasaba sınırının yanı başındaki dağların eteklerinden geçmektedir. Ancak bu yol, bir grup rütbeli davetsiz misafir yüzünden her zamankinden çok daha tehlikeli bir hâl almıştır.
Takvimler 1981 yılını gösterirken Afganistan kumlu ve tozlu toprakları rusların işgali altında inlemektedir. Baskınlar giderek vahşileşip , sadece kent merkezlerinde değil küçük kasabalardada acımasızlığını göstermektedir. Hikayemiz de ise küçük bir köyde bu vahşete maruz kalan masum ve çaresiz insanlar bir tank dolusu asker tarafından acımasızca talan edilmiştir. O sırada köyün dışında olan afgan mücahitler geri döndüklerinde karşılaştıkları manzara karşısında intikam yemini ederek çölde yolun kaybetmiş olan rus askerlerinin peşine düşeceklerdir. Savaşın zorlu şartları insanları tamamen çaresiz bırakmıştır. Kalanlar da ise tek bir duygu kalmıştır oda "intikam.!". Kötüler kazansa bile insanlık her zaman kalplerde hükmünü korumaya devam edecektir.
Based on the true story of Oberleutnant Franz von Werra, the only German prisoner of war captured in Britain to escape back to Germany during the Second World War.
Avusturya ordusunda motosiklet kuryesi olan ve kısa süre sonra Alman Wehrmacht'a askere alınan Adrian Goiginger'in büyük büyükbabası Franz Streitberger'in gerçek hikayesidir. İkinci Dünya Savaşı'nın başlarında içe dönük genç asker, yaralı bir tilki yavrusuyla tanışır ve onu kendi çocuğu gibi emzirip işgal altındaki Fransa'ya götürür. Vahşi hayvanla olan bu eşsiz dostluk sayesinde, her zaman kaçtığı dışlanmış bir çiftçinin oğlu olarak kendi geçmişi yavaş yavaş ona yetişiyor...
Kore Savaşı sırasında, savaş yorgunu bir teğmen ve müfrezesi, düşman hatlarının gerisindedir ve olası bir yardım için Tepe 465'e yürüme emri almışlardır.