Erik Hansen (Pouel Kerrn) is heavily indebted three years after he financed his wedding through shady loans from a loan shark. To solve the situation, he is coerced to make decisions that end up digging his own hole only deeper and deeper.
A young Danish man, Christoffer, lives a life of joy and happiness with his wife Maria in Stockholm. When his father dies his mother insists that Christoffer take over management of the family industry which is in danger of bankruptcy. He is torn between his chosen life and his sense of duty to his family and its past. When he chooses to step in as manager his family life and self-respect languish.
Peter Lucian, bilimsel bir çalışma geliştiren bir adamdır. Depresyon, kaygı ya da yorgunluktan şikayet eden danışanlarının evlerine giden Peter, buradaki uyumsuzlukları düzeltir. Evin akustiğinin kapsamlı bir analizini çıkaran Peter, ruh hallerinin değişmesini sağlayan bir ses belirler. Ancak, tükenmişlik sendromu yaşayan Ellen ile tanıştığında, beklenmedik bir durumla karşı karşıya kalır. Ellen’ın sorununu çözemeyen Peter, bunu çözebilmek için çalışmalara başlar.
Altı yaşındaki Maisie, rock yıldızı annesi Susanna ile karizmatik ancak ilgisiz sanat simsarı babası Beale´in tatsız boşanmasının sarsıntılarıyla boğuşmaktadır. Maisie’nin hayatına, boşanmanın ardından anne ve babasının yeni eşleri de girer. Ancak küçük kız, eşlerinin bencilliğini fark edip birbirlerine âşık olan üvey ebeveyniyle yakınlaşınca durum iyice çetrefilleşir.
Bütün hayatını eşine ve kızına adayan 83 yaşındaki Edie, eşinin ölümünden sonra çocukluk anılarını özlemle anarken ani bir kararla tek başına yola çıkıp trenle İskoçya'ya gider. İstasyonda tesadüfen tanıştığı kamp malzemeleri satan Jonny ile birlikte Suilvan Dağı'na tırmanırlar. Ortak noktaları dağ yürüyüşünü sevmeleri olan biri çok yaşlı diğeri çok genç olan kişilerin maceralı hikayesini konu alan ve muhteşem doğa manzaralarına sahip olan bir film
Seçkin festivallerden ödüllerle dönmüş bir yapım ve gerçek bir yaşam öyküsü… Güney Afrika'da yaşayan 10 yaşındaki Sandra (Sophie Okonedo) tipik bir yerli gibi görünmektedir Ancak anne-babası beyazdır; ancak atalarının kökleri, siyahi ırka dayanmaktadır Sandra, beyaz tenli ağabeyinin eğitim gördüğü yatılı okula gönderilir Fakat 'renkli' olduğu için okuldan kovulur Sandra'nın babası Abraham (Sam Neill) bu karara karşı çıkar ve mahkemeye başvurur Bu olay uluslararası bir skandal haline gelir Sandra, ilerleyen yıllarda da ırkçılık sorunuyla sürekli mücadele etmek zorunda kalacaktır.
Alexis Winston şampiyon bir patenci olmayı düşleyen genç bir kızdır. Pratik yaparken Alexis bir kaza geçirir ve görme gücünü kaybeder. Bu onun hayallerini alt üst etmiştir. Kendisi için üzülürken birden karşısına genç ve yakışıklı Nick çıkar ve Alexis’e hayallerini gerçekleştirmesi için yardım eder.