Amerikan iç savaşı zamanında geçen, gerçek olaylardan uyarlanan bir yapım. Sene 1864 Abraham Lincoln, sıradışı bir adam olan General Ulysses S. Grantı Birleşik Kuvvetlerin başına getirir. General, Virginia Vadisini korumak üzere 274 askeri lise öğrencisini görevlendirir. Ancak savaş patlak verdiği anda bu öğrenciler, gençliklerini ve geçmişlerini geride bırakarak, ne için savaştıklarını sorgulatan inanılmaz bir mücadeleye başlayacaklardır.
Regent Horthy is the leader of Hungary and a German ally, but his favorable standing with Hitler changes as the war comes to an end. Forced to cede Hungary’s power or else witness the execution of his son, Regent Horthy gives up control of his country to the Nazis, who quickly move Hungarians to ghettos and death camps, with no hope in sight. But the despair changes when a young man named Elek emerges. Separated from his family during the relocations and aided by the woman he loves , Elek defies the enemy by becoming one of them. In a race against time, disguised as a Nazi Officer he embarks on a mission to save his family and thousands of his countrymen.
In order to flee from powerful enemies, young Mayan king Balam leads his people north across the Gulf of Mexico to the coast of what will become the United States. They build a home in the new land but come into conflict with a tribe of Native Americans led by their chief, Black Eagle, while both Balam and Black Eagle fall in love the beautiful Mayan princess Ixchel.
Çekimleri İstanbul ve İzmir'de gerçekleştirilen, yapımına kalabalık bir Türk teknik ekibinin de katkıda bulunduğu bu filmin başrollerinde ise Charles Bronson, Tony Curtis, Fikret Hakan ve Salih Güney'den oluşan son derece renkli bir kadro yer alıyordu. Dönem, 1920'li yılların başları... Adam ve Josh adlı Amerikalı iki eski asker, yanlarında bir grup serüvenci ve içi ağzına kadar silah dolu bir gemiyle Osmanlı Devleti'nin Ege kıyılarına demir atarlar. İki kafadarın başlangıçtaki tek derdi, uzak diyarlara açılıp oralarda bir 'savaş' bulmak ve ihtiyacı olanlara silah satmaktır. Tam ortasına düştükleri Türk Kurtuluş Savaşı da voliyi vurmak için gayet ideal bir pazar görünümündedir. Fakat kahramanlarımızın kısa yoldan köşeyi dönme hesapları çok geçmeden çökecek ve bu savaşta onlar da adım adım birer 'taraf'a dönüşeceklerdir.