Talented but self-centered trumpeter Bleek Gilliam is obsessed with his music and indecisiveness about his girlfriends Indigo and Clarke. But when he is forced to come to the aid of his manager and childhood friend, Bleek finds his world more fragile than he ever imagined.
Büyük hedefleri olan ve fevkalade sıkı çalışan Tess bir gün bir bakar ki 30'na merdiven dayamış olmasına rağmen hala sekreterlik yapmakta. Katherine Parker için çalışırken nefis ve büyük bir proje ile çıkagelir. Fakat patronu bu fikri kendine mal edip Tess'i bertaraf eder. Allah'ın çomağı yok tabii; Patron bacağını kırıp işten uzaklaşmak zorunda kalınca yerini doldurmak üzere Tess hemen girişimlere başlar. Üstelik Katherine'in sadece işini elinden alsa iyi, yakışıklı sevgilisini de bi güzel aşık eder kendine.
Kariyerine odaklanan genç bir kadın her şeye sahip gibi görünür – iyi bir gayrimenkul şirketinde yeni bir iş, heyecan verici bir proje ve tutkulu bir âşık. Ancak patronunun karısına âşık olup bir kötülük ağına takılınca işler değişir. Genç kadın bu sürükleyici gerilim filminde kendini savunmaya çalışırken sırlar ve geçmişiyle bağlantılı karanlık dürtüler bir bir ortaya çıkar.
Film, Alexandra Barnes (Debra Winger) adında bir FBI ajanının, zengin erkekleri baştan çıkarıp öldüren bir kadın olan Catharine Peterson'ı (Theresa Russell) takip etmesini konu alır. Catharine, her cinayetten sonra kimliğini değiştirerek yeni bir hayata başlar ve izini kaybettirir. Alexandra, Catharine'ın izini sürerken, onunla yakınlaşmak için sahte bir kimlik yaratır ve kendisini zengin bir iş kadını olarak tanıtır. İkili arasında tehlikeli bir kedi-fare oyunu başlar. Catharine, Alex'in gerçek kimliğinden şüphelenirken, Alex de Catharine'ın bir sonraki kurbanını korumak için zamanla yarışır.
Müzmin bekar Kate Holbrook, hayatını işine adamış başarılı bir iş kadınıdır. 37 yaşına geldiğinde nihayet çocuk sahibi olmaya karar verir. Fakat hamile kalma şansının çok düşük olduğunu öğrenir. Kate, çare olarak taşıyıcı anne tutmaya karar verir. Taşıyıcı anne, şahsına münhasır Angie, Kate'in evine taşınınca bir anda her şey alt üst olur. Kurallarından ödün vermeyen Kate, Angie'yi her şeyiyle en mükemmel hamile anne adayına dönüştürmeye çalışır.
“Freud’un bahsettiği biçimiyle ‘tekinsizlik’ filmin ruhuna cuk oturdu.” Simon her şeyden önce utangaç bir adamdır. İşyerinde herkesin unuttuğu, annesi tarafından küçümsenen ve rüyalarının kadını tarafından bir türlü fark edilmeyen bir adamdır. Dışlanmışlığını ve dünyanın ona kayıtsızlığını değiştirmek içinse elinden pek bir şey gelmemektedir. Ta ki, işyerine ona tıpatıp benzeyen James gelene kadar. James onun fiziksel olarak ikizidir ama karakter olarak tam zıttıdır. Kendine güveni, karizmatikliği ve kadınlarla çok iyi geçinebilmesiyle bir anda herkesin gözdesi oluverir.
Simon’ın tam da korktuğu gibi, James yavaş yavaş onun bütün yaşamını ele geçirmeye başlar. Dostoyevski’nin ‘Öteki’sinin oldukça yaratıcı bir uyarlaması olan film, kurduğu karanlık ve Kafkaesk atmosferle dikkat çekiyor. Richard Ayoade bu ikinci filminde, nev-i şahsına münhasır mizah anlayışıyla tedirgin edici ama oldukça da komik, daha önce pek görmediğimiz tuhaf bir dünya yaratıyor. Tek kelimeyle muhteşem!