Buğday çuvalını kontrol eden çiftçi, yaşlı babasıyla birlikte tarlaya buğday eker. Buğday satmak için gittikleri buğday kralı onlardan buğday almaz. Buğday kralının açgözlülüğü ve kendi menfaatine aldığı kararlar, buğday fiyatlarının yükselmesine, buğday üreticisinin kazancının düşmesine ve ekmeğin ana maddesi olması nedeniyle ekmek fiyatlarının iki katına çıkmasına neden olur. Buğdayını satamayan çiftçinin karısı ve kızı, paraları yetmediği için ekmek almaya gittikleri köşedeki marketten elleri boş dönerler. Marketteki zamlara isyan eden halk, polis tarafından püskürtülür. Açgözlü buğday kralı ise kontrolü ele geçirmesinin verdiği güçle 4.000.000 dolar kazanır. Sevinçten deliye dönen buğday kralı, ayağı kayınca buğday deposuna düşer ve üzerine dökülen buğdayların altında can verir. Çiftçi tarlasına buğday ekmeye devam eder.
After returning home to his long-estranged mother upon a request from her deathbed, a man raised by his parents in an orphanage has to confront the childhood memories that have long haunted him.
In a suburban landscape, the lives of several families interlace with loss, despair and personal crisis. Esther Gold has lost focus on all but caring for her comatose son, Paul, and neglects her daughter and husband. Lawyer Jim Train is devoted to his career, not his family. Helen Christianson wants to find a new spark in life, while Annette Jennings tries to rebuild hers.
Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.