8 yaşındaki John bir Noel gecesi oyuncak ayısının canlanmasını, kendisiyle konuşmasını diler ve ertesi sabah en iyi arkadaşı olan oyuncak ayı Ted, konuşan canlı bir ayıcığa dönüşür! John artık yalnız değildir aksine çok mutludur ama atladığı ufak bir detay vardır: Herkes büyür! Artık 30'lu yaşlarının ortasında olan John ayı Ted ile bir ömür geçirmiş, aynı evi paylaşmıştır. Dahası Ted de insan hayatına uyum sağlamış, John'dan daha çapkın, daha edepsiz ama bir o kadar da şirin bir yaratık olmuştur. Tek bir sorun vardır, Ted John'u hiç kimseyle paylaşmak istemez; bir seneden fazladır sevgilisi olan Lori'yle bile. John ise kendi hayatına devam edebilmek için ted'den ayrılmak zorunda olduğunu hisseder...
Genç Dennis Hooper, babasının aniden ölümü üzerine kendisine bir iş bulmak üzere yakındaki bir şehre gider. Burada başından bir sürü macera geçer ve genç Dennis Hooper bir rastlantı sonucu şehrin tehlikede olduğunu öğrenir. Bu tehlike Jabberwocky adındaki dev bir yaratıktır ve bu canavar sadece o şehri değil tüm krallığı tehdit etmektedir.
Yoksulluktan kaçıp witcher olan Vesemir, para ve şöhret için canavar öldürür. Ama yeni bir tehdit ortaya çıktığında tanıdık bir iblisle ve geçmişiyle yüzleşmesi gerekir.
Küstah ama karizmatik bir çapkının para, güç ve günübirlik ilişkilerle dolu hayatı, kadınların egemenliğindeki paralel bir dünyada uyanınca altüst olur.
Günümüz dünyasının alternatif bir versiyonunda geçen hikâyede, işinde özgüven eksikliği yaşayan siyah bir tele pazarlamacının, başka bir siyah iş arkadaşından aldığı "Telefonda beyaz biriymişsin gibi konuşmalısın!" öğüdünü tutmasıyla çığrından çıkan olaylar konu ediliyor.
Hayatı bir şaka nedeniyle altüst olan çalışkan bir lise son öğrencisi, farklı yapmış olmayı dilediği şeylerin listesini paylaşır. Belki de bunları yapması hâlâ mümkündür.