İngiltere’nin 80’li yıllarda, şiddet dolu davranışlarından ötürü en popüler mahkûmlarından biri olan Michael Peterson’ın gerçek yaşam öyküsünden uyarlanan film, 19 yaşındaki genç Michael’ın çok çabuk öfkelenen karakter çizgileriyle başlıyor.Dünya üzerinde isminin kalıcı olmasını isteyen Michael’ın aklına bir gün postane soymak fikri gelir ve eline aldığı silahıyla hiç düşünmeden bunu gerçekleştirir. İlk olarak 7 yıl olarak kararlaştırılan hücre hapsi, hapishane içerisindeki uygunsuz hareketleri sonucunda 34 sene olur.Tüm bu seneler boyunca Peterson’ın aklı, yarattığı ‘Charles Bronson’ karakterinin kontrolündedir. Bronson’ın aklındaysa popüler kültürün dokunaklı sonu vardır. 21. yüzyılın ‘Otomatik Portakal’ı olarak nitelendirilen film, yüksek şiddet içeren sahneleriyle de adını duyurmakta.
Amerikalı bir mühendis olan Kyle Lord ve eşi mutlu bir hayat sürmektedirler. Ancak mutlulukları karısının tecavüze uğrayıp öldürülmesiyle birlikte son erer. Polisin ihmali ve delil yetersizliği nedeniyle karısının katili serbest bırakılır. Kyle, katili öldürür ve ömür boyu hapse mahkum edilir. Cezasını çekeceği hapishane her türlü pisliğin yer aldığı korkunç bir yerdir. Hapishane müdürü, mahkumları 'Sparka' denilen bir dövüşe zorlamaktadır. Bu, general ve arkadaşlarının sırf kendi eğlenceleri için düzenledikleri bir tür bahis oyunudur. Kyle da zamanla bu dövüşlere katılmaya başlar.
Hapishaneden kaçmayı başaran Cain Burgess bugünkü katil kimliğine bürünmesine sebep olan insanlardan intikam almak için büyük bir ava çıkar. Geçmişte yaptıklarından dolayı kendini de affedemeyen genç adam, suç dolu sokaklarda kaybolan ruhunu geri kazanabilmek için kanlı bir savaş başlatacaktır…
Set in the dark and old Parramatta prison built by the original convicts our lead character Ray a war veteran finds himself serving 18 months for manslaughter after defending his fiance. He soon realizes that the prison boss has it in for him and does everything possible to break Ray even going after his fiance.
Kasabasında huzuru sağladıktan sonra Nick (Sorbo) şeriflik görevinden ayrılır. FBI ajanı ve onun 12 yaşındaki kızıyla yeni bir yaşama başlamak için Dallas'a taşınır. Sadece 'erkek arkadaş' olmanın zorluğu yetmezmiş gibi acımasız bir uyuşturucu kaçakçısı federal bir davanın görgü tanıklarını hedef alınca kimsenin birbirine güvenmediği bir savaşın ortasında bulur. Nick artık vahşi çeteyle çatışma halindedir. Onun kasabada kullandığı taktik zorlu şehir sokaklarında pek işe yaramamaktadır. Kendi sahip olduğunu korumak için durmaya niyeti yoktur.
Araba tamircisi olarak çalışırken işini kaybeden ve evliliği kötüye giden eski boksör Bradley hayatının dönüm noktasındadır. Uyuşturucu kuryesi olarak çalışan eski bir arkadaşı için çalışmaktan başka bir yol bulamaz. Durumu başlarda iyiye gider, ta ki acımasız arkadaşları ile bir grup polisin çatışması arasında kalana kadar. Ortalık sakinleştiğinde kendini hapishanenin içinde bulur. Düşmanları onu şiddet uygulamaya mecbur bırakır ve bu da hapishaneyi vahşi bir savaş alanı haline getirir.