Evli ve küçük bir çocuk babası olan Mel Coplin, mutlu görünse de iç huzursuzluk yaşamaktadır. Evlat edinilmiş olmasını bu durumun nedeni olarak görerek biyolojik ailesini bulmaya karar verir. Eşi Nancy ve çekici sosyoloji öğrencisi Tina Kalb ile çıktığı bu yolculuk, yanlış ipuçları ve iki kadın arasında gelişen gerilimli rekabet nedeniyle kabus dolu bir maceraya dönüşür.
Drew Barrymore ve Ben Stiller tarafından canlandırılan genç çift, yaşamlarını yoluna koymalarına rağmen mutlulukların beşiğine henüz sahip olamadıkları için sıkıntı yaşamaktadırlar. Uzun aramalardan sonra hayallerinin evine kavuşurlar. Cennet yuvası görünümündeki dubleks eve sahip olmaları için hiçbir engel yoktur'Evin sahibi yaşlı kadın dışında!İkili ne yapıp edip eve yerleşmeye karar verirler. Ve bunun için plan yapmaya başlar. Fakat kısa sürede rakiplerinin ne kadar zorlu olduğunun farkına varacaklardır...
Altız olarak doğduğunu öğrenince çok şaşıran müstakbel baba Alan, yeni bulduğu erkek kardeşi Russell’ı da yanına alır. Yıllardır kayıp olan diğer kardeşlerine kavuşmak isteyen ikili, birlikte eğlenceli bir yolculuğa çıkar.
Akademi ödüllü Whoopi Goldberg, peşinden koşan çetenin bakacağı, akla en son gelecek yer olan sessiz bir manastıra saklanmak zorunda kalan küstah bir salon şarkıcısını canlandırmaktadır. Manastırda, aykırı davranışlarıyla bir sürü sadık taraftar toplar ve çok geçmeden rahibelerin ruhsuz kilise korosunu, danslı, şarkılı, capcanlı bir müzik korosuna çevirir.
Ortaçağ rahibeleri Alessandra, Fernanda ve Ginevra manastırlarında basit bir hayat sürüyor. Günlerini manastır rutininde birbirlerini gözetleyerek ve emlakçının gündelik emekçisini şantaj ederek geçiriyorlardı. Kötü niyetli bir hakaret seansı köylüyü uzaklaştırdıktan sonra; Peder Tommasso, kızgın efendisi tarafından saklanmak zorunda kalan genç bir hizmetçi Massetto’yu işe alır. Kız kardeşleri günah işlemekten uzaklaştırmak için sağır ve dilsiz olarak tanıtılan Massetto; zamanla rahibelerde cinsel sapma ve madde bağımlılığı gibi durumların ortaya çıkmasına zemin hazırlar.
Donanmada hemşirelik yapan Helen North (Lucille Ball) yakışıklı Donanma subayı ve dul Frank Beardsley (Henry Fonda) ile tanıştığında nüfus patlaması yaşanır. Çok ortak yönleri vardır, hatta gereğinden fazladır. Helen’in sekiz çocuğu, Frank’in on çocuğu vardır ve dünya evine girdiklerinde Beardsley-North birleşmesinde anarşi başlar. Muhalif tarafta bulunan üvey kardeşler birbirlerini ve ailelerinin birliklerini sabote etmek için her şeyi yaparlar. Ama her şeye rağmen anne “askerlerini” yürekten sever ve baba da yaşı gelen çocuklarına hassas konularda hocalık yapmayı sürdürür. İçerleme kısa süre içinde yerini saygıya ve herkesin hayal bile edebileceğinden daha büyük bir şeye bırakır.