A woman is mugged and bumps her head. To her surprise, when she returns home she finds out that she's been gone for two years and her husband has gotten a divorce in her absence.
Cinayet dedektifi Roy Freeman (Russell Crowe) geçmişinden gelen zorlu bir cinayet davasını yeniden incelemekle görevlendirilir. Ancak alzheimer hastalığı nedeniyle bir çok şeyi hatırlatmakta güçlük çekmektedir. Hafızası ona türlü oyunlar oynarken,gerçeği bulmak ve tehlikeli bir cinayet davasını çözmek hiç kolay olmayacaktır.
Jack Starks, Körfez Savaşı sırasından başından ağır yaralanmasına rağmen hayatta kalabilmiş eski bir askerdir. İyileşmesine rağmen sürekli hafıza problemleri yaşayan Jack, hiç akrabası da olmadığı için bu krizleri daha da ağır geçirmektedir. Son çare olarak doğduğu kasabaya, Vermont’a geri dönmeye karar verir.Otostopla yoluna devam eden Jack, arabası bozulmuş sarhoş bir kadına yardım eder. Kadının 8 yaşında bir kızı vardır. Kanada sınırını geçmek üzere yol alan bir adam tarafından arabaya alınırlar ve biraz ileride polis kontrolü ile karşılarşırlar.Jack’in gelgitlerle dolu hafızasındaki son görüntüler bunlardır. Kendine geldiğinde bir akıl hastanesine hapsedildiğini fark eden genç adam, bir polis memurunu öldürmekle suçlanmaktadır.
Aurora finds a member of her crime buff group, the Real Murders Club, killed in a manner that eerily resembles the crime the club was about to discuss. As other brutal "copycat" killings follow, Aurora will have to uncover the person behind the terrifying game.
Would you be willing to walk away from everyone and everything you've ever known in exchange for your safety? This is the question facing career criminal Bobby "Bats" Batton (Tom Sizemore); on the outs with the mob and facing prosecution for a number of serious crimes, Batton is offered a deal by the FBI in which he will be given immunity in exchange for testifying against his former partners. However, Batton will have to join the Federal Witness Protection Program, which means that he, his wife, and his children will never again see their friends and family.
Roland Suso'nun yönetmenliğini üstlendiği İçimdeki Ben. büyük bir kaza atlatan ve hafızasını kaybeden bir adamın sonrasında yaşadıkları anlatılıyor. Ryan Phillippe, Sarah Polley'in başrolünü üstlendiği filmin konusu kısaca şöyle: Simon, ölümden döndüğü kazanın ardından gözlerini bir hastanede açar. Hafıza kaybından dolayı hayatındaki son iki yıla ait hiç bir şeyi hatırlamamaktadır. Kardeşi Peter'in öldürüldüğünü ve hatırlamadığı bir kadınla evli olduğunu öğrenir. Bu arada aşık olduğu bir kadının garip görüntüleri sürekli zihnini meşgul etmektedir. Sonunda, kardeşinin öldürülmesinin ardındaki nedeni keşfederken, kendi yaşamında da inanılmaz değişimler ortaya çıkar. Şimdi ve hafızasını kaybettiği zaman arasında gidip gelmektedir. Simon, zaman içinde yolculuk mu yapıyordu yoksa hafıza kaybı aslında ciddi bir deliliğin sinyallerini mi veriyordu?