Chazz (Fraser), Rex (Buscemi) ve Pip (Sandler) isimli üç arkadaş The Lone Rangers isimli bir rock grubu kurmuşturlar. Chazz sürekli radyo istasyonuna gizlice girer, fakat bir türlü kendi şarkılarını dinletemez, dinletemeden onu atarlar. Chazz'ın sevgilisiyle ettiği son kavga artık ondan bu isteği daha büyükleştirir. Üçü daha önce gittikleri bir yerden dolayı ellerinde bazı oyuncaklar vesaire vardır. Daha sonra yine istasyona gizlice giren ikili bir kavga yaparlar, Rex oyuncak silahlardan birini çıkarınca oradakiler bunu gerçek sanırlar. Chazz, Rex ve Pip Radyo DJ'ni (Joe Mantegna) gibi vesaire orada çalışanları esir alırlar. Bir süre sonra resmen hayran kitlesi toplayan grubun polislerde onları kimseye zarar vermeden çıkarmak için yollar aramaktadırlar. Fakat kayıt kasetlerinden biri hasar görünce üçlü polisten kasetin diğer kopyasını isterler. Kopyaysa Chazz'ı terk eden sevgilisindedir, oysa sinirinden kaseti çoktan yola atmıştır. Ve memur Wilson (Chris Farley) onu bulmaya çalışır.
McCool's adlı barda sıradan bir akşamdır. Bar, kapılarını kapatmaya hazırlanırken içeride üç kişi kalmıştır. Bir davayı araştırmak için orada bulunan özel polis Dehling, barın işletmeciliğini yapan Randy ve Carl isimli bir müdavimden oluşan bu grup, nereden ve nasıl geldiği anlaşılmayan bir güzellik karşısında büyülenir. Jewel isimli son derece baştan çıkarıcı ve alımlı bir kadın, bara adımını attığı an dikkatleri üzerine çeker. Kısa süre içerisinde bu üç erkeğe de hayatlarını değiştirecek anlar yaşatır. Filmin bundan sonraki kısmı ise her bir erkeğin kendi dilinden dökülen sözcüklerle bu farklı deneyimi anlatmasıyla devam eder. Ortadaki tek soru ise gizemini korumaya devam eder. Jewel neden oradadır?
Boşanma sürecinde yazarlık kariyeri de çıkmaza giren bir adam, emekli bir seri katille beklenmedik bir dostluk kurar. Bu tuhaf ilişki, adamın hayatını ve yazarlığını tamamen değiştirir. Seri katil, gündüzleri onun evlilik sorunlarına akıl hocalığı yaparken, geceleri ise yazarın yeni kitabındaki cinayet sahneleri için ilham kaynağı olur.
While attending a glamorous jazz cruise on New York’s East River, Nick and Nora Charles witness the fatal shooting of a wealthy patron. When suspicion falls on a young bandleader and his musicians, the couple steps in to clear their friends and uncover the real killer. Their investigation leads through a lively world of jazz clubs, radio personalities, high society, and backstage rivalries, where almost everyone has a secret and the next clue may be hidden in the music.
Rapçi olmaya can atan genç, sosyal medyada istenmedik biçimde ünlü olunca kariyerinin sona erdiğini düşünür. Ama çılgın bir parti sayesinde durumu düzeltme şansı yakalar.