Film, ayrılık kararı alan bir çiftin hayatına odaklanıyor. David, karısı ile boşanma aşamasında olan bir adamdır. Ayrılık kararı almış olsalar da David altı kişilik ailesini umutsuzca bir arada tutmaya çalışır. Bu sırada David ve karısı, artık başka insanlarla görüşebileceklerine dair bir anlaşmaya varır. Teoride bu düşünceyi kabul eden David, karısının yeni ilişkisine karşı bir mücadeleye girişir.
Sahne yönetmeni Charlie ve oyuncu eşi Nicole’un evlilikleri parçalanmak üzeredir ve boşanmaktan başka çareleri yok gibi görünmektedir. Bu boşanma mücadelesi New York’tan Los Angeles’a kadar uzanan, yıpratıcı olduğu kadar onları kişisel hayatlarının ve yaratıcılıklarının en uç noktalarına kadar sürükleyecektir.
Mutlulukları sadece görünüşten ibaret olan bir çift... Oldukça varlıklı yaşamlarında artık ne birbirlerinden ne de yaşadıkları hayattan zevk alabilen bu orta yaşı geçmiş çift, dillendirmeseler de evliliklerinin sonuna geldiklerinin farkındadırlar. Hızla ilerledikleri son ise her ikisinin de birbirlerini aldatmaları ile sarsırı bir noktaya ulaşacaktır. Mutsuz geçen yılların intikamını almak istercesine büyük bir öfke ile ihanetlerini taçlandıran ikili, eşşiz bir son yapacaklardır.
Willy loman adlı karakterin trajik hikayesini anlatır.Geçmiş hayatı ve şimdiki hayatı birbirine karışmıştır.Savaş sonrası ekonomideki değişiklikler hayatını fazlasıyla değiştirir.Geçmişe dair olaylarla ilgili halüsinasyonlar görmeye başlar.Sonunda ölmesinin hayatta kalmasından daha çok işe yarayacağını karar verir.
İlk Afro-Amerikalı Yüce Mahkeme Yargıcı Thurgood Marshall'ın gerçek hikayesine dayanan film, 1941 yılında geçiyor. Afro-Amerikan avukat Thurgood Marshall ile genç Yahudi avukat Sam Friedman ortaklık kurar. Birçok davaya bakan ortakların eline bu sefer farklı bir dosya gelir. İki avukat bu kez, sosyetenin tanınmış bir simasının cinsel saldırı ve cinayet girişimi ile suçladığı siyahi şoförün davasını üstlenir.
Bu rolüyle En İyi Erkek Oyuncu Oscar Ödülü'ne aday gösterilen Al Pacino, genç bir kıza şiddet uygulama ve tecavüzle suçlanan, tanınmış bir hakimi savunmak durumundadır. Hakimin gerçekte suçlu olduğunu bilen Arthur, büyük baskı altındadır.Tuhaf, intihar eğilimleri olan hakim (Jack Warden) ise, Arthur'un oyunu kurallarına göre oynaması gerektiğini düşünmektedir. Mahkeme günü geldiğinde, Arthur kariyeri ve vicdanı arasında bir seçim yapmak zorunda kalacaktır.