Cora Miao I has a problem. Her twin sister, Cora Miao II, is in a mental hospital and unhappy after hearing news that her former husband, James Wong, is about to remarry.
Sarhoşken utanç verici bir e-posta gönderen umutsuz romantik Wes, yeni aşkı okumadan önce bu mesajı silmek için en iyi arkadaşlarıyla Meksika'ya gider.
"Milyoner Jean-Marc Clement, kendisi hakkında Broadway'de bir müzikal hazırlandığını öğreniyor. Ancak bu müzikal onu onore etmekten çok "ti"ye alan bir müzikal. Clement kızgın bir şekilde tiyatroya geliyor ve Amanda'yı (Marilyn Monroe) görünce birden yumuşuyor. Müzikaldeki baş kadın oyuncu olan Amanda'dan büyülenen Clement'i oyunun yönetmeni birden müzikalin başrol oyuncusu yapınca durumlar iyice karışıyor. Clement, Amanda'ya daha yakın olabilmek için rolü kabul ediyor…" Marilyn Monroe 'nun ölmeden kısa bir süre önce çekilen film efsanenin son filmi olduüu için ayrı bir öneme sahiptir...
Priscilla Çöller Kraliçesi'nin yönetmeni, on yıl aradan sonra bu şen şakrak komediyle yeniden karşımızda. 1920'ler Amerika'sının eğlenceli ve kışkırtıcı havasını yansıtan filmin ana karakterleri, Amerikalı Larita, varlıklı bir İngiliz aristokrat ailesinin vârisi John ve onun aşırı gelenekçi annesi Veronica'dır. John, yeni eşi Larita'yı İngiltere'deki aile evine getirir. Ama Veronica'nın, yeni gelini görür görmez tüyleri diken diken olur. Larita ne kadar çaba gösterse boştur. Evliliğini kurtarmak isteyen Larita ile konumunu, itibarını ve iktidarını korumak isteyen Veronica arasında çıkacak çatışmada zekâlar yarışacaktır.
Lu, a conformist woman in her forties, learns that her 15-year partner has been having extramarital affairs. Starting from scratch, she gets involved in an unexpected relationship with a young womanizer.
Veronica (Kathleen Robertson), birbirine taban tabana zıt iki erkekle aşk yaşamaktadır: Abel (Johnathan Schaech), zeki, duyarlı ve entelektüel bir erkek; Zed (Matt Keeslar) ise vahşi, tutkulu ve hayvani çekiciliği olan bir maceraperest. İkisi de Veronica’ya delicesine aşıktır ve zamanla bu üçlü, aynı çatı altında yaşamaya başlar. Başlarda her şey mükemmel görünse de, iki erkek arasındaki dostluk, Veronica için amansız bir rekabete dönüşür. Ancak Veronica, bu durumdan pek de rahatsız değildir – sonuçta kendisine bir tanrıça gibi davranılmaktadır! Her şey, Veronica’nın annesinin ideal damat adayı olarak gördüğü Ernest (Eric Mabius) ile tanışmasına kadar sorunsuz devam eder. Artık Veronica’nın önünde zor bir seçim vardır: Beyni mi, yoksa bedeni mi? Yoksa bu üçlü düzen bir şekilde devam edebilir mi?