A young woman investigates the death of her mother, who drowned when her daughter was still a baby. The question is: was it murder, suicide or merely an accident?
İngiltere… 1953 yılı… Küçük bir kasaba olan St. Mary Mead, sinema dünyasının kraliçesi Marina Rudd’un muhteşem dönüşüne hazırlanmak üzere, bu kasaba da bir ev satın almasıyla olaylar başlar. Bir süre sonra kasabaya gelen film yapımcıları, ünlü oyuncular ve set ekibi nedeniyle adeta bir festival yaşanmaktadır. Fakat verilen bir partide , içine zehir katılmış bir kokteyli hayranlarından birinin içmesi ve zehirlenerek ölmesiyle. Marina kendisini, amatör dedektif bayan Marple’ın da içinde bulunduğu gerçek bir gizemin içinde bulur…
Keith Ripley, usta bir soyguncudur. Hırsızlığı kurallarına uygun olarak yapıyordur. Polisle iş birliği yapmaz, teslim olmaz, ortağını korur. Ripley'in son ortağı da bu kuralları bozduğu için ölmüştür. Jack Gabriel, New York becerikli bir sokak hırsızıdır ve bir o kadar da karizmatik ve yakışıklı. Keith bir gün Jack'in kendisinin de peşinde olduğu bir mücevher satıcısını soyarken gördüğünde yeni ortağını bulur. Birlikte büyük ve tehlikeli bir soygun yapacaklardır. Böylece Keith eski ortağının Rus mafyasına olan borcunu ödeyecek ve vaftiz kızı Alex'in hayatını kurtaracaktır. Bu plan hazırlanırken Keith istemese de Alex ve Jack yakınlaşırlar. Fakat iş bundan daha da karmaşık bir hal alacaktır; birisi hırsızlığın kuralını bozmuştur.
Tarot kartlarının gizemine inanır mısınız? Joe Strombel isminde bir gazeteci, kamuoyunda "Tarot Kartı Cinayetleri" olarak bilinen bir seri cinayet olayını araştırırken gizemli bir şekilde öldürülür. Bu ölümle birlikte derinleşen araştırma da bir kenara itilir ve olayın esrarı aydınlatılamaz.Joe Strombel'i tanıyan ve başarılı bir gazetecilik öğrencisi olan Sondra, olayın bu haliyle kalmasına müsade etmez ve araştırmaya kaldığı yerden devam eder. Bu araştırma sırasında içine daldığı sihir dünyası, oldukça ilgisini çekmiştir. Gösterisini izlediği Sid Waterman ismindeki bir sihirbaz, farkında olmadan ona bu cinayet davası ile ilgili önemli bir bilgi verir. İpuçlarının gösterdiği tek bir isim vardır: aristokrat Peter Lyman! Sondra, bu son derece yakışıklı adamın peşine düşer ama duygularını olaylara karıştırmamayı başaramayacaktır.
Raimund, düzenli ama monoton hayatını kanıksamış bir Latince öğretmenidir. Kırmızı paltolu bir kadını tam nehre atlayacakken kurtarınca, kadın da onun hayatını kurtarır. Anlık bir kararla kadının binmesi gereken trene bindiğinde, kendini Lizbon´da, kadının okuduğu kitabın yazarının peşinde bulur. Raimund, takıntılı bir dedektif gibi parçaları birleştirdiğinde, 1970´lerin faşist Salazar Lizbon´unda bir arkadaşlık, ihanet, baskı ve devrim hikâyesi oluşturacaktır. Pascal Mercier´in uluslararası çoksatan romanından uyarlanan Lizbon´a Gece Treni, ülkeler ve tarih arasında dolaşan polisiye bir yapboz, romantik bir dram...
Charlton Heston, suyun 442 metre altında bir nükleer denizaltı içinde mahsur kalan insanların hikâyesini konu edinen bu dramda başrolde. Nükleer denizaltı U.S.S. Neptune, bir Norveç gemisi ile çarpışınca okyanusun derinliklerine doğru batmaya başlar. Kaptan Paul Blanchardin (Heston) ve ekibinin tek umudu, Stacy Keach ve Ned Beatty'nin önderliğindeki kurtarma ekibidir. David Carradine'in de oyuncu kadrosunda yer aldığı filmde mahsur kalan denizcilerin oksijeni hızla azalırken zamana karşı nefes kesen bir yarış başlar
New Orleans’lu iş insanı Michael Courtland’ın hayatı, başarısız bir kaçırma kurtarma girişimi sırasında eşinin ve kızının trajik biçimde öldürülmesiyle altüst olur. Yıllar sonra İtalya’yı ziyaret ettiğinde, eşine tıpatıp benzeyen Sandra Portinari ile tanışır ve ona âşık olur.