Deadwood, 1870'li yıllarda Güney Dakota’da küçük bir madenci kampı olarak kurulan bir yerleşim yerinin giderek büyüyerek adeta bir kent haline gelmesini konu edilen aynı isimli seriden beyaz perdeye uyarlanıyor. Karakterler, Güney Dakota’nın eyalet olmasını kutlamak için on yılın ardından yeniden bir araya geliyor. Onların bir araya gelişi eski rekabetlerin canlanmasına, ittifakların test edilip, eski yaraların yeniden açılmasına neden oluyor.
En çok at çalmakla bilinen bir çetenin reisi olan Tom, Missouri'de, Montana bölgesinde geniş bir arazi alır. Amacı buraya yerleşmek, sonra öldürülen arkadaşının intikamını almak için fırsat kollamaktadır. Bölgenin güçlü adamı durumu farkedince hızlı ve acımasız Clayton'u çağırır, böylece Tom ve Clayton karşı karşıya gelir. Penn'in tipik western öğelerini kullanıp bir anti-western yapmaya çalıştığı filmde Marlon Brado'nun ilginç tiplemesi ve Jack Nicholson'un oyunculuğu dikkat çekiyor..
1876 Wyoming'de, Duncan ve Susanna McKaskel, oğulları Tom ile birlikte Batı'ya yerleşmek üzere yola çıkar. Ancak Bender's Place kasabasında, Doc Shabitt ve çetesiyle karşılaşırlar. Çete, ailenin arabasında altın olduğuna inanırken, özellikle Red Hayle, güzel Susanna'ya göz koyar. Aileye, gizemli yabancı Con Vallian yardım eder, ancak onun da geçmişte çeteyle –özellikle yarı Kızılderili Ute ile– bir hesabı vardır. Vallian'ın gerçek niyetleri belirsizdir ve Susanna'ya olan ilgisi şüphe uyandırır.
Jane Hammond, 8 kurşun yemiş olan ve ölümle pençeleşen kanun kaçağı kocası Bill'i kurtarmak amacıyla, 10 yıldan fazladır görüşmediği eski sevgilisi Dan Frost'tan yardım ister. Zira peşinde azılı bir mafya vardır ve yarım kalan işlerini bitirmek için Bill'in izini saklandığı çiftlik evine kadar sürerler. Dan, Jane'e yardım edecektir ama hiçbir şey karşılıksız değildir...
Yıllardır süren bir hesaplaşma, Donovan ailesinin geçmişini tamamen açığa çıkarır. Ray'i bugün olduğu kişi yapan koşullar nihayet gün ışığına çıkarken, Donovanlar kendilerini geçmişle yüzleşmek için Boston'a geri dönmüş bulurlar. Her biri şiddet dolu yetiştirilme tarzlarının üstesinden gelmek için mücadele eder, ancak kader onlara karşı acımasızdır ve sadece birbirlerine duydukları güçlü sevgi onları bu mücadelede ayakta tutar.
Charles Portis'in 1969 tarihli ilk filmin de uyarlandığı romanından tekrar uyarlanacak filmde, babasının bir cinayete kurban gitmesinin ardından işe “gerçekten yürekli” bir yardımcı olan Tom Chaney’i alan ve babasının katilini bulmayı kafaya koyan 14 yaşındaki çiftçi kızı Mattie Ross’un hikayesi anlatılacak.