Amerika'da yaşayan ve yabancılardan oluşan bir grup, günün birinde Los Angelas'da bulunan restoranlara rastgele silahlı saldırıda bulunur. Ancak bu olay birbirlerini tanımayan insanların her birinin hayatında onarılamaz trajedilere yol açar.
Five brothers similar yet different, raised by a mother widowed too early. One of them had left the family when he returns, pursued by a gang of smugglers, he find shelter in his family while reveling them a dark secret. The five brothers, together, will find the energy to defend themself and the means to avenge the memory of their murdered father...
Bir hayalet, 1970'lerin Amerika'sının otoyollarında dolaşıyor, adı Ted Bundy. Peşindekiler ise, Amerika'nın en rezil seri katilini yakalamak için tarihteki en büyük insan avının organizatörleri olan korkusuz FBI ajanları Kathleen McChesney ve Robert Ressler.
Anthony Lowe (Van Damme) çalıştığı birimde çok da sevilmeyen bir polistir. Düzenlediği basın operasyonu başarısızlıkla sonuçlanır. Hem tüm New Orleans'ı haraca kesen Callaghan (Stephen Rea) ellerinden kaçmıştır hem de iki polis memuru hunharca öldürülmüştür. Lowe, öç almaya and içer. Callaghan ile geçmişten kalan bir hesapları da vardır. Lowe, bir yandan mafyayla boğuşurken diğer yandan da sorunlu evliliğini kurtarmaya çalışmaktadır. Eşi Valerie (Selina Giles) hamiledir. Ama çocuk başkasındandır. Mafyanın acıması yoktur. New Orleans sokakları daha önce hiç tanık olmadığı bir kan gölüne dönüşecektir
Agatha Christie’nin “Mrs. McGinty’s Dead” isimli öyküsünün 1964 yılında yapılmış olan bu uyarlamadın konusu; Cinayet suçu ile yargılanan biri, bayan Marple’ın da dahil olduğu ve diğer üyelere katılmamasına rağmen jüri tarafından suçlu bulunmuştur. Marple, adamın suçsuzluğunu kanıtlamak için olayın geçekleştiği yerel tiyatro grubuna katılır. Marple düşüncesinde haklıdır ve gerçek katilin kim olduğunu bulacaktır…
Seçkin biriminden uzaklaştırılan sorunlu bir polis, eski mesai arkadaşları gizemli cinayetlere kurban gidince kendi kanun dışı soruşturmasını yürütmeye karar verir.