Kırklı yaşlarında, sakin ve sıradan bir yaşam süren Alex'in hayatı, yeni komşularının taşınmasıyla beklenmedik bir şekilde değişir. Komşusunun kocası, Alex'in adeta birebir kopyasıdır... Tek bir farkla: Onun saçları vardır. Zamanla bu karizmatik, zeki ve hayatın her alanında daha başarılı görünen gizemli ikizine takıntı geliştiren Alex, giderek büyüyen bir paranoyanın içine sürüklenir. Gerçeklik algısı sarsılırken, kendi kimliğiyle yüzleşmek zorunda kalır.
Henri orta yaş krizine girmiş bir adam olarak hayatını gözden geçirmektedir ve günün birinde devasa boyutlarda gri bir köpek kapısında belirir. Henri ve köpek arasında geçen eğlenceli anlatımın yönetmenliğini yapan isim ise başrol oyuncusu olan Yvan Attal’dır.
Moda dergisi editörü güzel ve hırslı Alice yakında genel yayın yönetmeni olmanın hayalini kurmaktadır ancak çok fazla rakibi vardır. Kariyeri yüzünden yıllarca aşk hayatını ihmal etmiştir. Bir gün uçakta bir öğrenci olan Bathazar ile tanışır. Bathazar Alice'den çok etkilenir, Alice de onunla bir kez buluşmak zorunda kalır. Alice'in patronu ilişki yaşadıklarını sanarak, eski kafalı bulduğu Alice'in kendinden genç biriyle beraber olmasından olumlu yönde etkilenir. Terfi için patronuna gerçeği bir türlü anlatamayan Alice, oyunu devam ettirmeye karar verir. Ancak oyun olarak başlayan aşk artık Alice'e çok yakındır.
Baptiste, a talented imitator, is unable to make a living from his art. One day, he is approached by Pierre Chozène, a famous but discreet novelist, constantly disturbed by incessant calls from his publisher, his daughter, his ex-wife... Pierre, who needs peace and quiet to write his most ambitious text, then suggests that Baptiste become his 'answering machine' by pretending to be him on the phone... Little by little, Baptiste doesn't just imitate the writer: he develops his character!
Meet Adrien! He's 35. He's stuck in a mid-life crisis. He's neurotic and hypochondriac. Tonight he's stuck in an endless family dinner and his girlfriend is not answering his texts. On top of that, his dumb brother-in-law asks him to prepare a speech for his wedding. Could it get even worse?