İlk gösterime girdiğinde sürpriz bir hit olan Walking Tall, doğru ve yanlış duygusu için ayağa kalkan bir adamın temasını işledi. Güneybatı Tennessee'de küçük bir kasaba olan Selmer, kahraman güneyli Şerifin biyografisi için otantik bir arka plan görevi gördü. Joe Don Baker rolünde takdire şayan bir iş çıkardı ve son derece şiddet içeren film sürpriz bir hit oldu. Eski Şerif Pusser'ın kendisi devam filminde kendini canlandırması planlanıyordu ancak Kaliforniya'daki sözleşme imzalama töreninden dönerken geçirdiği bir araba kazasında hayatını kaybetti. Devam filmi İsveçli aktör Bo Svensen tarafından çekildi ve Final Chapter'ın devam filmi Pusser'ın ölümünü anlattı. Walking Tall serisi hiçbir zaman Klasik Film listelerinde yer almayacak olsa da orijinali, 70'ler civarında geçen harika bir Amerikan filmiydi. Baker'ların kariyerini yaptı ve belki de o on yılın 'güney sömürüsü' türünü harekete geçirdi.
Jahkor, asla babası gibi olmak istemeyen bir gençtir. Suça bulaşıp hapse düşen babası da asla oğlunu hapiste görmek istemez. Ancak Jahkor da kendisini parmaklıklar ardında bulur. Annesiyle birlikte yaşayan ve sevgilisinin hamile olduğunu öğrenen Jahkor, Oakland’da rap yapma hayalleri kuruyordur. Dünyadaki sorumluluklarını yerine getirmeye çalışırken yanlış yola sürüklenen Jahkor tıpkı babası gibi hapis cezasına çarptırılır. Hapishanedeyken babası ile kendi hayatı arasında bir bağ kuran Jahkor, bu süreçte kendisini suça iten insanları, koşulları düşünür ve kendini keşfetme yolculuğuna çıkar.
Genç ve başarılı bir banker olan Andy Dufresne, karısını ve onun sevgilisini öldürmek suçundan ömür boyu hapse mahkum edilir ve Shawshank hapishanesine gönderilir. İşkence, tecavüz, dayak dahil her türlü kötü koşulun hüküm sürdüğü hapishane koşullarında, Andy'nin hayata bağlı ve her daim iyi bir şeyler bulma çabası içindeki hali, çevresindeki herkesi çok etkileyecektir. Bir süre sonra parmaklıkların arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine bütün mahkumları inandırır. Bu mahkumlardan biri olan Ellis Boyd "Red" ve Andy, unutulmaz bir dostluk kurarak hapishaneyi bambaşka bir yer haline getirirler.
Vahşi atların eğitimini içeren bir rehabilitasyon programına katılan bir mahkumun hikayesini konu ediyor. Roman Coleman, şiddet dolu bir geçmişe sahip olan genç bir adamdır. Geçmişinde işlediği suçlardan dolayı Nevada kırsalında bulunan bir hapishanede mahkum olan Roman, tüm dünya ile bağını koparır. Kendisini hapishanede görmeye gelen kızı dahil kimse ile iletişim kurmak istemez. Şiddet dolu geçmişinden uzaklaşmak için mücadele eden Roman, devlet tarafından belirlenen bir rehabilitasyon programına katılır. Roman, program kapsamında yabani atların eğitiminden sorumlu olarak görevlendirilir. Genç adam, eğitim sırasında atlarla ve diğer mahkumlarla bağlantı kurmaya çalışır. Kendisi gibi mahkum olan Henry ve yaşlı bir eğitmen olan Myles ile birlikte çalışan Roman, bilhassa hırçın bir at ile ilgilenmektedir. Roman, atı sakinleştirmeye çalıştıkça kendi geçmişi ile de yüzleşmeye başlar.
Luke, yetenekli bir motosiklet sürücüsüdür ve dublörlük yaptığı karnaval kumpanyası ile şehir şehir gezmektedir. New York’a döndüğünde eski sevgilisi Romina ile yeniden karşılaşır ve kendi oğlu olan Jason’ı dünyaya getirdiğini öğrenir. Luke, yollarda geçen hayatını düzene sokma ve ailesiyle yeni bir yaşam kurma kararı alır. Araba tamircisi olarak yanında çalışmaya başladığı Robin, kısa sürede Luke’un yeteneklerini keşfeder ve yapılacak bir dizi banka soygunu için kendisine ortak olmasını ister. Bu teklif, tek amacı karısı ve çocuğu için daha iyi bir hayat sağlamak olan Luke’u hırslı polis memuru Avery Crossile karşı karşıya getirecektir.
Mafyanın ilk büyük ispiyoncusu Joseph Valachi'nin (Charles Bronson) gerçek hikayesi. Hapishanedeyken FBI'a Cosa Nostra'nın sırlarını anlatan Valachi'nin anılarıyla 1930'ların mafya dünyasına yolculuk: Lucky Luciano ve Vito Genovese'yle bağlantıları, suç dünyasının kuralları ve "omertà" yeminini bozmasının bedelleri.