On the eve of revolution, French activist and author Marquis and his talking penis, Colin, await judgment in the Bastille for allegedly plotting against the state. While Marquis dedicates himself to his art and Colin longs for action, the provocative pair unwittingly rouse the interest of competing ideological factions.
Vincent, a civil servant, has always enjoyed the benefits of his family's status. When the government votes on a massive savings plan, Vincent is pushed out. When he is transferred to the North Pole, he meets Eva and finds love. It's time for him to choose.
Amidst the French revolution, Citizen Robespierre is beheading the aristocracy! When word gets to England, noblemen Sir Rodney Ffing and Lord Darcy Pue take it upon themselves to aid their French counterparts. Sir Rodney is a master of disguise, and becomes 'The Black Fingernail' scourge of Camembert and Bidet, leaders of the French secret police.
Toplumun kurallarıyla boğuşan, cinsellik ve özgürlüklerinin karmaşasına düşen karakterlerle dolu, birbirine muğlak derecelerde bağlı olan bölümlerden oluşan bir Bunuel filmi. Filmde, bir yemek masası çevresinde klozetlere oturmuş insanların kimsenin görmediği yerlere çekilip yemek yemek için özürlerle sofradan kalkmaları gibi sahneler mevcut. Komik ve çılgın öğelerin bulunduğu filmde, Luis Bunuel sürrealistliğini doyasıya ortaya çıkarmıştır. Onlarca başyapıt çıkarmış bir yönetmenin en sıradışı çalışmalarından biri * bunuel: ironi ve absürtlük... toplumu yerden yere vurarak eleştiren, bitirmediği, yarım bıraktığı hikayeler ile insanı meraktan çıldırtan bir film * İnsanların özgürlüğü aradıkları ama onun anlamını bilmedikleri ve daha çok ondan korkmaları... Sahnelerde hep ters ilişki var, burada asıl özgürlük bir hayalet gibi (komünist manifestonun giriş bölümünde böyle bir hayalet benzetmesi yapılmakta) küçük burjuva ve konfor arayışındaki insanların arasında sadece geziniyor.
Tati karakterlerinin her filmde farklılığı ve bohemliği fark yaratan unsurlardandır. Yıllar süren bir prodüksiyon olan Playtime, bu konuda en iyi örneklerden birisi... Filmde Monsier Hulot'un serüvenleri anlatılmaktadır; kahramanımız Paris’teki bir Amerikalı memur ile görüşmek zorundadır, fakat teknoloji dolu modern mimariler arasında kaybolur. Hulot turistlerin arasına istemeden de olsa karışır ve bir Amerikalı turist grubuyla Paris’i dolaşırken ondan beklenecek kargaşayı da oluşturur.
Jacob, bir hahamdır ve uzun yıllar sonra Fransa'ya dönmeye hazırlanır. Amerika'da yaşadığı süre boyunca çok sevilmiştir. Ancak bir gün, Schmolls ailesi onu bir kutlama için davet eder. Otuz yılın ardından Fransa'ya gitme zamanı gelmiştir. Bu sırada, kaba ve bağnaz bir karakter olan Victor, ertesi gün evlenecek olan kızı için Normandiya'ya doğru yola çıkar. Yolda şoförüyle birlikte kaza yapar ve arabaları göle düşer. Yahudi şoför, Victor'a yardım etmeyince Victor onu kovar. Bu arada, Arap lider Mohamed Larbi Slimane kaçırılmıştır. Victor, istemeden de olsa Slimane'ye yardım eder ve onu kurtarır. Bu ikili, polis ve katillerden kaçarken kimliklerini gizlemek için Haham Jacob ve arkadaşı Haham Samuel'e saldırır. Kıyafetlerini ve sakallarını çalarlar. İşte bu kimlik değiştirme, son derece eğlenceli ve bol kahkahalı olayların başlangıcı olacaktır.