Eşcinsel ve işinde başarılı bir avukatın (Tom Hanks) birgün AIDS virüsü taşıdığını fark edilip, çok geçmeden çalıştığı hukuk bürosundaki işine de sudan bir sebepten dolayı son verilir. Şirketin patronu ile arasının çok iyi olmasından dolayı buna çok şaşıran avukat, şirketi ve patronu aleyhine mahkemeye dava açmaya karar verir. Böylece AIDS kurbanın bir insanın toplum içindeki yerini sorgulayan bir dava da başlamış olur. Ve ona bu hukuk mücadelesinde arkadaşı (Denzel Washington) yardımcı olur.
The Cure (1995), AIDS hastası 11 yaşındaki Dexter ile yalnız ve öfkeli bir çocuk olan Erik’in sıra dışı dostluğunu anlatır. Dexter hastalığı nedeniyle toplumdan dışlanmıştır; Erik ise sevgisiz bir evde büyümektedir. İkili, bir tabloid haberde gördükleri sözde AIDS tedavisini bulmak için Mississippi Nehri boyunca bir yolculuğa çıkar. Bu macera, onları hem fiziksel hem duygusal sınırlarını zorlayan olaylarla karşılaştırır. Film, çocuk gözünden önyargı, cesaret ve kaybın ağırlığını işlerken, dostluğun iyileştirici gücünü ön plana çıkarır.
David, a naive graduate student, has volunteered to work as a 'buddy' for people dying of AIDS. Assigned to the intensely political Robert, a lifelong activist whose friends and family have abandoned him following his diagnosis, the two men, each with notably different world views, soon discover common bonds, as David's inner activist awakens and Robert's need for emotional release is fulfilled.
1970'lerde geçen filmdeTim ile Jon ikilisi liseden bu yana birbirine aşık olmuştur. John futbol takımının kaptanı tim ise Romeo ile juliet oyununda oyuncudur ve iki erkek birbirine aşık olacaktır.
Eşinden boşandıktan sonra içindeki duyguları daha fazla bastıramayan eyalet avukatı Paul, bir gece gay bara gider. Burada dans ederek şarkı söyleyen Rudy ile tanışır. Rudy'nin fuhuş yaparak geçinen komşusu tutuklanınca, down sendromlu oğlu Marco'ya birkaç günlüğüne Rudy bakar. Başlarda acıma duygusu ile gelişen olay, sonrasında kuvvetli bir bağa dönüşür ve Rudy, Marco'yu sosyal hizmetlere vermek istemez. Rudy ve Paul'un tek gecelik ilişkileri, Rudy'nin Marco'yu evlatlık edinme süreci ve Paul'un ona bu konuda yardım etmek istemesiyle birlikte ayrı bir boyut kazanır. Fakat 1970'li yılların ön yargılı toplumu ve yargı sistemine karşı savaş açan Paul ve Rudy'yi sıkıntılı bir süreç beklemektedir.