Ordudan döndükten sonra işsiz ve parasız kalan Emil, arkadaşının çalıştığı sette figüranlık yapmaya başlar. Bu sırada Fransız dansçı Milou ile tanışan Emil, genç kadına aşık olur. Milou da Emil’den etkilenmiştir ve çift romantik bir buluşma için sözleşir. Ancak Milou, Berlin’in batısında bulunan otelinden çıkıp sözleştikleri yere gitmek isterken, bir grup askerin sınırı kapattığını fark eder.1961 Berlin krizi çiftin arasına duvar örmüştür. Milou çaresizce Fransa’ya dönerken, Emil onu yeniden görebilmek için sahte bir kimlikle yönetmenlik yapar. Emil, Milou’yu Berlin’e getirmek için onun asistanlığını yaptığı Beatrice Moree’nin hayali olan Kleopatra filmini çekmeye karar verir. Ancak yaşananlardan habersiz olan Milou başkasıyla nişanlanmıştır. Artık aralarında Berlin Duvarı’ndan çok daha büyük engeller vardır.
Doğu Almanya yıkılmadan önce kalp krizi geçiren ve 8 ay komada kalan anne, dışarda olup bitenlerden habersizdir. Doktor en ufak bir şokta annenin ölebileceğini söyler. Bunun üzerine oğlu ona yapay bir dünya oluşturur. Hatta bunun için arkadaşıyla birlikte çektiği haber bültenlerini annesine izletir. Doğu Almanya'nın yıkılması ile sosyalizme inanan insanların hayallerinin yıkılışına dikkat çeken film dünyadaki politik sistemleri de eleştirmektedir.
İlişkileri başladıktan bir yıl sonra Calie ve Joseph, çiftliklerinde mandıra ve şarap işleri ile uğraşırken, San Francisco'daki aile işlerini yürütmek için çiftlikten ayrılır. Callie bu değişiklikten memnun olmasa da yeni hayatına alışmaya çalışır. Bu süreç Callie ve Joseph'i zorlu bir teste tabi tutar. Callie ve Joseph arasındaki bağ, karşılaştıları zorlukların üstesinden gelmeye yetecek midir?
İki romantik tükenmişlik, Jane ve Will, ortak bir arkadaşlarının düğününde hemen birbirlerine çekilirler. Vestiyerdeki feci bir birlikteliğin ardından ikili, sonraki 24 saati birlikte geçirir, bu kaçışın gerçek olma ihtimaline karşı, karışık geçmişleri ve kalp kırıklıklarını içtenlikle itiraf ederler.