James Penfield has made a career out of journalism. Now bankrupt, he finds himself with a group of other writers in the middle of the dispute-ridden British homeland at the time of the Falklands War.
War correspondent Ernie Pyle joins Company C, 18th Infantry as this American army unit fights its way across North Africa in World War II. He comes to know the soldiers and finds much human interest material for his readers back in the States. Preserved by the Academy Film Archive in partnership with The Film Foundation in 2000.
Afganistan'da görev yapan genç bir Amerikan askeri, komutanının bazı davranışlarından rahatsızlık duyar. Bu durum, onu ahlaki bir ikilimenin içine sürükler
Savaşa medya ve gazeteci açısından bir bakış. Bosna savaşının başladığı günlerde, yani 1992 lerde kente gelerek çeşitli TV kanalları için çekime başlayan uluslararası muhabirlerin öyküsü anlatılıyor. Ön planda iki deneyimli gazeteci, İngiliz Micheal Handerson ve Amerikalı Flynn var. Gündüzleri Sırp ateşi altındaki kentte en tehlikeli noktalara kadar ulaşarak şiddet görüntülerine aç dünya seyircisine ateş, kan ve ölüm anları saptayan, geceleri ise Holiday Inn'in barında şaşkın gözlerle tanık oldukları faciayı unutmaya çalışan gazeteciler. Henderson'un insancıllığı, Flynn'ın haber yaratmaya yönelik gözüpekliği, Flynn'ı eleştiren kadın gazeteci Annie'nin medyanın haber anlayışına öfkesi. Bir Amerikan yardım kuruluşunda çalışan Nina'nın bir grup Bosnalı çocuğu kurtarmak için başlattığı tehlikeli girişim. Ve tüm ingiliz soğukkanlılığı içinde. bir toplama kampındaki çocuklar arasında tanıdığı küçük Emira'ya kanı kaynayan ve onu kurtarmak için çılgın bir serüvene atılan Henderson'un çabası.
Nick Condon, an American journalist in 20s Tokyo, publishes the Japanese master plan for world domination. Reaction from the understandably upset Japanese provides the action, but this is overshadowed by the propaganda of the time.
2 Nisan 1982’de Arjantin’in Falkland ve Güney Georgia Adalarını işgal etmesi ile başlayan ve altı hafta süren Falkland Savaşı’nda yaşanan krizi odak noktasına alan film, o dönem İngiltere’nin başında olan Margaret Thatcher’ı ve yaşananları beyazperdeye taşıyor. Güç ve güç için ödenen bedellerin konu alındığı hikâye benzersiz ve evrensel olarak nitelendiriliyor. 20. yüzyılın en etkili ve ünlü kadınlarından Thatcher, erkek egemen bir dünyada, sınıf ve cinsiyet engellerini çökerten bir kadın olarak bilinmesinin yanı sıra, aldığı sosyal ve politik kararlar yüzünden hayli sert eleştirilere maruz kalmıştı...
Marie Brenner’ın 2012 yılında yazdığı makaleyi temel alan “A Private War”, Amerikalı efsanevi savaş muhabiri Marie Colvin’in hayatını anlatıyor. 1985'ten 2012'deki ölümüne kadar The Sunday Times gazetesinde savaşlar ve çatışmaları haber yapan gazeteci Marie Colvin, 2001 yılında Sri Lanka'da yaptığı bir haber sırasında sol gözündeki görme yetisini kaybetmişti. Suriye'de Homs bölgesinde gerçekleşen kuşatmayı haber yapmak isterken roket atağı sebebiyle hayatını kaybeden idealist gazeteci, birçok gazetecilik ödülüne layık görülmüş bir isimdi.