Henüz 22 yaşında olan Nana, aktris olma hayalleriyle evliliğini ve çocuğunu bırakır. Fakat güzel Nana için işler hiç de yolunda gitmez. Bu başladığı yeni hayatında kendini bir anda sokaklarda fahişelik yaparken bulur. Sonuç ise kamera hareketleri, kurgusu, ses ve müzik kullanımı, diyalogları ile Godard'ın eteğinde ne varsa döktüğü şiirsel bir başyapıt. Bir düş(üş)ün hikayesi...
Fransa'nın kırsal bir bölgesinde, Sigismond ve Sergine mutlu bir çift olarak küçük oğulları Elie ile birlikte yaşar. Elie, yüzme havuzunda oynamayı çok sever. Bir gün, Sigismond, şarap bağı sahibi Antonin'in işlerini temsil etmek için Paris'e gider ve orada fahişe Diane ile tanışır. Diane'nin büyüsüne kapılan Sigismond, kendini beklenmedik bir durumun içinde bulur.
An urban love story set on the hard streets of the Bronx. A struggling female pimp, named Wednesday, grows up learning the game from her dad. Once he's gone she's left to look out for her prostitute mother and girlfriend Nikki.
In this story inspired by real characters, three girls from America, Nigeria and India are trafficked through an elaborate global network and enslaved in a Texas brothel, and must together attempt a daring escape to reclaim their freedom.
Joanna Crane (Kathleen Turner) gündüzleri işkolik bir moda tasarımcısıdır. Geceleri ise, China Blue adını alır ve Los Angeles sokaklarını arşınlayan edepsiz bir fahişe kılığına bürünür. Ancak peşinde bir özel dedektifin (John Laughlin) ve fanatik bir rahibin (Anthony Perkins’in inanılmaz oyunculuğu ile akıllara kazınıyor) olduğunu öğrendiğinde Joanna’nın, yozlaşmış ikili hayatını sürdürmesi zorlaşır. Çılgınca tutkuların ve kutsal takıntıların yönettiği bir dünyada, herhangi bir kadın en tehlikeli duygularını deneyimleyebilir mi?