Den grønne heisen (English: The green elevator) is a 1981 Norwegian comedy film directed by Odd-Geir Sæther, based on a play by Avery Hopwood, and starring Rolv Wesenlund and Øivind Blunck.
Drew Barrymore ve Ben Stiller tarafından canlandırılan genç çift, yaşamlarını yoluna koymalarına rağmen mutlulukların beşiğine henüz sahip olamadıkları için sıkıntı yaşamaktadırlar. Uzun aramalardan sonra hayallerinin evine kavuşurlar. Cennet yuvası görünümündeki dubleks eve sahip olmaları için hiçbir engel yoktur'Evin sahibi yaşlı kadın dışında!İkili ne yapıp edip eve yerleşmeye karar verirler. Ve bunun için plan yapmaya başlar. Fakat kısa sürede rakiplerinin ne kadar zorlu olduğunun farkına varacaklardır...
Dostluk güven hayal gücü ve büyümenin zorlukları üzerine bir komedi.
Will Proudfoot (Bill Milner) boğucu aile yaşantısından kurtulmak için bir kaçış yolu aramaktadır. Tam da o sırada okulun kabadayısı Lee Carter’la (Will Poulter) karşılaşır. Bir elinde video kamera diğer elinde Rambo: First Blood (Rambo: İlk Kan) filmi Lee kendi aksiyon filmini çekmeye hazırlanmaktadır. Will bu filmde Lee’ye yardım etmeye karar verir. Film hem Will’in yaratıcılığını farklı bir alanda ortaya çıkarması için bir şans hem de gerçek bir arkadaşlığın başlaması için bir fırsat olacaktır. Eğlenceli hareketli ve nostaljik öğelerle dolu Rambo’nun Oğlu izleyen herkese çocuk olmanın keyfini yaşatacak.
Kate Castle'in hayali, bir moda tasarımcısı olmaktır. Ancak moda okulunu bitirince acı gerçekle yüzleşir. Kimse ona iş vermez. Çok iyi olduğu su götürmez bir gerçektir, ne var ki, Kate, çalışmak için can attığı tasarımcının ürünlerinin imitasyonlarını satan perakende gurusu Larry Castle’ın kızıdır. Castle Giyim’e katılmaktan başka şansı olmadığını anlayan Kate, burada üvey annesi ve iki üvey kız kardeşiyle birlikte çalışmak durumunda kalır. Ayakkabı bölümündeki biriyle romantik durumlar filizlenmeye başlayınca, vaftiz annesinin klasik elbiselerinin ve kimlik değiştirme becerisinin etkisiyle, Kate şeytani üçlüyü açığa çıkaracak ve Castle Giyim’i kurtaracaktır. Ve böylece içindeki cevher de ortaya çıkacaktır…
Altız olarak doğduğunu öğrenince çok şaşıran müstakbel baba Alan, yeni bulduğu erkek kardeşi Russell’ı da yanına alır. Yıllardır kayıp olan diğer kardeşlerine kavuşmak isteyen ikili, birlikte eğlenceli bir yolculuğa çıkar.
Baş müfettiş Jacques Clouseau polis şefi Charles’ın akıl hastanesine gönderilmesine neden olur. Sonra polis şefi bir yolunu bulup oradan kaçar ve müfettişi öldürmek için peşine düşer. Bu sürecin akabinde polis şefi farklı şeyler düşünüp dünyayı yönetmek istese de müfettiş kendi yöntemleri ile bu duruma el koyacak.
Two high school misfits join forces in an attempt to overtake the local school board. Guided by their families, they enter the perilous word of politics and, in the process, learn a thing or two about love.