Vampirlerin komik olmadığını kim demiş? Yönetmen Roman Polanski, beceriksiz vampir avcıları ile kurtarmaya çalıştıkları ve ölü olmadığı için çok mutlu olan güzel kadını anlattığı hikayeyle korku film türüyle çok hoş bir şekilde dalga geçiyor.
Canavar Kıyamet'inden yedi yıl sonra yer yüzü artık canavarların kontrolündedir. Joel Dawson ise eski sevgilisiyle yeniden buluşmak için yer altında ki sığınağını arkasında bırakır ve tehlikeli bir yolculuğa çıkar.
Dave hayatı boyunca düzgün çalışma ortaya koyamayan bir sanatçıdır. Bu yüzden de öfkelenip bir labirent yapma kararı alır. Ancak yapmış olduğu labirentin içi çeşitli tuzaklarla doludur.
Lise öğrencisi Ethan'ın ailesi onun evde kardeşi Jane ile yalnız kalmasına güvenmemektedir. Ethan'ın olgunlaşmamış davranışlarından ötürü Ethan'ın okuluna giden Erica adındaki bir kızı tutarlar. Ama Erica'nın Ethan ve Jane'e bakıcılık yapması gereken gece Erica ve en yakın arkadaşı Sarah konuşurlarken, Sarah'ın sevgilisi Jesse gizemli bir şekilde bir vampir çetesiyle beliriverir.
Çocuk edebiyatının Stephen King’i olarak nitelendirilen ve Goosebumps gibi birçok başarılı esere imza atmış R. L. Stine’ın romanından başarılı bir uyarlama… Filmin kadrosunda Testere serisinin Jigsaw’ı Tobin Bell de var…
13 yaşındaki Cassie (Emily Osment), yeni okuluna ve komşularına uyum sağlamakta zorlanan, sıra dışı görünümlü bir kızdır. Cadılar Bayramı yaklaşırken, insanları korkutmak konusunda kendisine yardım edecek bir şeyler arayan genç kız, bir mağazada The Evil Thing adlı bir kitaba rastlar. Kitapta ‘yüksek sesle okumayın!’ ikazı vardır. Kardeşi Max (Alex Winzenread) ile birlikte kitabı okuyan ve bu uyarıyı dikkatte almayan Cassie, kendini ürkütücü olayların içinde bulur