94 yaşındaki Eleanor Morgenstein, en yakın arkadaşının ölümünün ardından hayatını yeniden kurmaya çalışır. Bunun sonucunda, onlarca yıl Florida'da yaşadıktan sonra New York'a geri döner.
19. yüzyıl İngiltere'sinde geçen filmde, dönemin en ünlü sanat tarihçisi ve eleştirmenlerinden biri olan John Ruskin ile evlenen genç Euphemia "Effie" Gray'in hikayesi ele alınıyor. Bir türlü yolunda gitmeyen evlilik zamanla hayal kırıklığı ve acıları da beraberinde getirir. Bir gün kocasının arkadaşlarından biri olan ressam John Everett'e modellik yapan Effie, ressama aşık olur ve aralarında bir ilişki başlar. En yakın arkadaşı Elizabeth Eastlake'in verdiği cesaretle kocasından ayrılmaya karar veren Effie için dönemin sert muhafazakarlığıyla yüzleşme vakti de gelmiştir.
Ünlü oyuncu Emma Thompson'ın senaryosunu yazıp başrolünde yer aldığı filmin yönetmenliğini Richard Laxton üstleniyor.
Jimnastiğin hayatındaki önem derecesi uçlarda olan Dan, olimpiyat seçmelerine 10 ay kala ciddi bir motor kazası geçirir ve bacağının parçalandığı gerçeği ile karşı karşıya kalır. Karşısına çıkan ve konsantrasyonunu yeniden kazanmasını sağlayan Sokrates ile amacına ulaşmaya çalışır...
II. Dünya Savaşı'nda Fransa'da savaşmış olan Jimmy Picard, savaş sonrasında çektiği şiddetli baş ağrıları, ani görme ve işitme kayıpları üzerine hastaneye yatar. Doktorlar Jimmy üzerinde çeşitli testler uygulamalarına rağmen rahatsızlığının nedenini bir türlü bulamazlar. Bunun üzerine Jimmy, Fransız bir antropolog, psikolog ve Yerli Amerikan Kültürü Uzmanı George Devereux'a yönlendirilir. Normal şartlar altında asla tanışmayacak, hiçbir ortak noktaları olmayan bu ikilinin arasında ilk seanslarından itibaren karşılıklı güven ve saygıya dayalı samimi bir ilişki kurulur. İkisi birlikte Jimmy'nin anılarını ve düşlerini keşfetmeye başlarlar.
Beyin felçli olarak doğan Christy Brown, hastalığı nedeniyle hareketlerini kontrol edemez ve tekerlekli sandalyeye mahkum bir yaşam sürer. Ancak çocukluğunda, sol ayağının felçten etkilenmediğinin farkına varması hayatını değiştirecektir. Christy sol ayağını kendine verilmiş bir şans olarak görür ve azmin de yardımıyla hastalığının etkilerini yenmeye çalışır. Bu çalışmanın sonucunda ise sakat vücudunun içinde gizli olan zeka ve yazma yeteneği ortaya çıkacaktır.