Joshua Rose (Dennis Quaid) Paris'te bir terörist saldırısı sırasında karısı ve çocuğunu kaybeden Amerikalı bir askerdir. Joshua başına gelen bu olayın etkisiyle gönüllü olarak Bosna Savaşına katılmaya karar verir. Savaşın bütün dehşeti ve vahşiliğine rağmen yaşadığı olaylar, içindeki nefreti yavaş yavaş eritirken sevgi ve umudu yeniden yeşertmeye başlar.
1916 yılındayız. Birinci Dünya Savaşı iki yıldan beri tüm şiddetiyle devam etmektedir. İngiltere ve Fransa'nın müttefik güçleri, batı cephesinde Almanlar'ın sağlam siperlerine karşı verdiği savaşta başarılı olamamış, milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Öte yandan Avrupalılar'ı kendi savaşlarıyla başbaşa bırakmayı tercih eden Birleşik Amerika tarafsızlık ve izolasyon politikasını ısrarla korumaktadır. Ancak gönüllü ambulans sürücüleriyle Fransız lejyonunun üyesi olan bazı Amerikalılar, müttefiklere yardım etmek için Avrupa'ya geçmişlerdir. Çok geçmeden Amerikalı gönüllülerden bazıları, iyi teçhizatlı Alman pilotlarıyla baş edebilmek ve müttefiklerin savaş çabalarına yardımcı olabilmek için kendi özel filolarını oluştururlar. Ölümüne mücadeleyi göze alan "Flyboys" Kahraman Pilotlar filosu bu şekilde meydana gelir.
In November of 1918 as World War I was ending, a unit of American soldiers goes behind enemy lines to find a lost platoon of African American soldiers.
Amerikalı maceraperest Jamie Shannon, bir İngiliz maden şirketi tarafından Batı Afrika'daki Zangaro'da darbe düzenlemekle görevlendirilir. Şirket, ülkenin zengin kaynaklarını ele geçirmek için her yolu mübah görür. Shannon, başlangıçta bu görevi sadece bir "emeklilik fonu" olarak düşünse de, Zangaro'daki vahşi diktatörlüğü ve şirketin karanlık planlarını görünce vicdanıyla yüzleşir. Beş paralı askerden oluşan ekibiyle darbeyi gerçekleştirir, ancak yerine getirilen sözde "ılımlı" liderin de aslında bir kukla olduğunu fark eder.
1940 yılında Naziler tüm Avrupa'ya saldırırken Alman Kralı 2. Wilhelm'in yaşamı Hollanda kırsalında sürgünde geçmektedir. Naziler Hollanda'yı istilâ edince, Alman askeri Brandt, Kaiser'i korumak için görevlendirilir. Brandt'in, Kaiser'in hizmetçisi Mieke ile aşk yaşaması konuyu iyice karmaşık hale getirir, çünkü Mieke hem Yahudi, hem de casustur. Brandt, aşkı ve görevi arasında seçim yapmak zorunda kalacaktır.