The Glorias, feminist, gazeteci ve kadın hakları savunucusu olan Gloria Steinem'ın hayat hikayesini konu ediyor. Tarihte büyük bir iz bırakan Gloria Steinem'in hayatına odaklanılan filmde, Steinem'in çocukluğunun hayatı üzerindeki etkisine ve kadın hakları ile ilgili çalışmalarına odaklanılıyor.
Joanna Crane (Kathleen Turner) gündüzleri işkolik bir moda tasarımcısıdır. Geceleri ise, China Blue adını alır ve Los Angeles sokaklarını arşınlayan edepsiz bir fahişe kılığına bürünür. Ancak peşinde bir özel dedektifin (John Laughlin) ve fanatik bir rahibin (Anthony Perkins’in inanılmaz oyunculuğu ile akıllara kazınıyor) olduğunu öğrendiğinde Joanna’nın, yozlaşmış ikili hayatını sürdürmesi zorlaşır. Çılgınca tutkuların ve kutsal takıntıların yönettiği bir dünyada, herhangi bir kadın en tehlikeli duygularını deneyimleyebilir mi?
Jude ve Mina, New York’ta tesadüf eseri tanışıp beraber olmaya başlarlar. Jude’un hareketli kişiliğini Mina sakinliğiyle tamamlayınca, kusursuz ilişkileri evliliğe kadar gider. Ancak bu kusursuz denge, bebeklerinin dünyaya gelmesinin ardından bozulur ve çiftin aslında ebeveynlik konusunda birbirlerinden çok farklı düşündükleri ortaya çıkar. Mina vegan beslenme ve arınmayı bir saplantı haline getirmiştir ve ağır bir diyet yapmaktadır. Üstelik bu diyeti bebeğine de uygulamaya çalışmaktadır. Bebeğin büyüme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını gören Jude, duruma müdahale etmeye çalışır ancak bu bir ölüm kalım savaşına dönüşecektir.
Henry Tawes Tennessee’de bulunan küçük bir kasabanın şerifidir. Güçlü bir ahlak anlayışı olan Henry diğer insanları hemen yargılar ve hiç sorgulamadan yasaları uygular. Daha sonra hayatını alt üst eden genç ve güzel bir kadınla tanışır: Alma. Duygularını göz ardı edemeyince, Henry ile Alma arasında bir ilişki başlar. Ama küçük bir kasabada hiçbir şey sır olarak kalmaz
2006’da çarpıcı The Great Ecstasy of Robert Carmichael ile hepimizi huzursuz eden Thomas Clay uzun bir aradan sonra çektiği bu üçüncü uzun metrajlı filmini kendi sözleriyle “Püriten Western’i” olarak tanımlıyor. 1657’de İngiltere’de Shropshire’de ıssızlığın ortasında bir çiftlikte yaşayan Fanny Lye, John ve küçük oğulları Arthur, kiliseden dönerken soyulduklarını söyleyen genç bir çiftle karşılaşırlar. John onlara pek inanmasa da merhametli Fanny’nin de ısrarıyla çifti eve alır. Fakat çift göründüğü gibi değildir; Fanny, Joe ve oğulları hayal bile edemeyecekleri olaylara maruz kalacaklardır. İngiltere’de cinsel özgürlüğün tohumlarının daha o çağlarda atıldığını savunan yönetmen Clay, 35mm çektiği yeni filminde gerilimi, tekinsizliği, şiddeti ve cinselliği git gide ekseninden kayarak yükselen şaşırtıcı bir dönem filmine imza atıyor.
In this story inspired by real characters, three girls from America, Nigeria and India are trafficked through an elaborate global network and enslaved in a Texas brothel, and must together attempt a daring escape to reclaim their freedom.